Dumansız Hava Sahası ve İmansızın Nefesi

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Ülkece o meşhur fotoğraftaki, şemsiye ile dürtülen, kafesteki keklikler gibiyiz. 900 yıllık zeytin ağacı taklidi yapıp, sessizce dursak bile şansımız yok; yollarına çıkan herşey gibi yerimizden söküleceğiz. Etrafına yaşamdan başka birşey vermeyen dere olsak icabımıza bakılacak; çünkü Nazım’ın dediği gibi, onlar hayata düşman.

Otoriterlik yetmiyor; otoritelerinin nüfuz edemediği bir karış alanın kalmayacağı totaliter bir ülkenin kaba inşaatını tamamlarken, bir yandan da mekanın iç dekorasyonuyla meşguller. Bu türden dekoratif öğelerden bir tanesi, cumhurbaşkanının sigara üzerine düşünceleriyle gündeme geldiyse de, asıl amaç “dumansız hava sahasının” genişletilmesinden çok imansızların nefesinin ne kadar kesilebileceği üzerine bir otorite egzersizi. Sigara bahane; kendilerine biat etmeyen herkesin nefesini her türlü kesmeye kararlı bir iktidar, herhalde sağlığımızı düşünmüyor. Erdoğan’ın zararlı alışkanlıklarla mücadele konusunda mahalle baskısı çağrısının ne anlama geldiğini, mahalleyi ve ahaliyi tanıyan herkes biliyor. (Son dönemde Erdoğan’ın muhtarlarla muhabbetinin hem pratikte bir karşılığı, hem de sembolik bir anlamı var) Böyle bir güç gösterisinin, sigara bağlamında sahnelenmesinin sağladığı avantajlar da cabası. Sigaranın zararlarını tiryakiler bile reddetmediğine göre, ortak ve yaygın biçimde bir rıza üretmenin tüm olanakları mevcut. İnternette habere yapılan okuyucu yorumlarına baktığınızda bunu görmek mümkün. İktidara muhalif olduğunu belirtenler ve kendileri sigara içenler de dahil, çoğunluk cumhurbaşkanının söyleminde bir tuhaflık görmüyor, sigaraya karşı bu çıkışa güzellemeler düzüyor.

Sigarayı bırakabilmek için son çare olarak babanın dayağını arzulayan ergen mantığıyla, Kant’ın aydınlanmanın temeli olarak gördüğü, kişinin aklını bir başkasının rehberliği olmadan kullanma, yani ergin olma durumuna geçememiş olmanın utangaç coşkusuyla konuşuyorlar; ne de olsa babanın gözüne girme olasılığı hala var. Yeter ki iyi çocuk olalım. Bir adım ötesi, Führer’in önünden kaz adımlarıyla resmi geçit.

Sigara ile suç ortaklığı dikkatimize getirilmiş olan edebiyattan, bir romandan bir alıntıyla bitireyim. Dostoyevski, o müthiş Yeraltından Notlar‘ında şöyle diyor: “insanın bile isteye, bilinçli olarak zararlı, budalaca, hatta son derece budalaca bir isteğe kapıldığı bir durum, tek bir durum vardır: Yalnızca yararlı şeyler istemek zorunluluğundan kurtulup en saçmasından bile olsa bir şey istemek hakkına sahip olmak.”

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum