Soma Mitingine Çağrı

13179442_602971383197688_2395924836145178157_n

 

Soma kömür maden ocağında 301 ve belki de çok daha fazla insan yaşamını yitirdi. Bunun iş kazası olmadığı, iş cinayeti olduğunu biliyoruz. Çünkü başta sorumlu bakanlar, hükümet ve tabii ki özel şirket tarafından alınması gereken asgari önlemler alınmadığına dair bir çok kanıt var. Ölümlerin baş faili hükümettir

Daha fazla üretimi ve karı çalışanların yaşamından daha önde tutarak devletin elindeki maden ocaklarını özelleştiren ve hatta taşeron firmalara verilmesine onay veren AKP hükümeti, bütün iş cinayetlerinden birinci elden sorumludur. Hesap sorucu merci de ellerinde olduğu için toplumun çoğu kesiminin inancı ahrete bırakma eğilimdedir. RTE ve hükümet istifa etmeden iş cinayetleri son bulmayacaktır. Hoş değişip gelecek olanlar yine burjuvaziden olacaksa parti isimleri değişmekle kalacak ölenler yine emekçiler olacaktır.

Sınıf hareketi,siyaseti güdemeyen sol, burjuvazinin daha fazla kan dökmemesi için mücadele etmelidir. Hiç değilse vicdansızlıklarını topluma ifşa edebilmeliyiz. Onların afyonu din öyle uyutup susturuyorlar. Hatırlayın katliamdan sonra çember sakallılar ellerinde dua kitapları ile Soma sokaklarında “sakın isyan etmeyin, hükümet napsın, patronlar aslında önlem aldı kader razı olun durumunuza ve yas tutun” dediler. Oraya ulaşabilen duyarlı demokrat, aydın devrimci çevrelerden insanlara ise polis ve RTE şiddeti hala tazeliğini koruyor. O günden bugüne değişen çok şey var maalesef mücadele ve kazanım anlamında değil bu,istihdam büroları adı altında ücretli köleliği taçlandıran yasa ile sınıfımız büyük darbe almıştır.

Yara aldık diye elbette susmayacağız,yine alanlarda olmaya devam edeceğiz. Bulunduğumuz her yerde kan emici asalak sermayeyi ve onun uşağı olan düzen partilerini teşhir etmeye devam edeceğiz. Soma emeçilerine ses olabilmek ve Redaktif olarak duyurularını iletebilmek adına çağrı metnini sevgili Redaktif okuyucuları ile paylaşıyoruz..

Soma’da yapılacak mitinge çağrı bildirisi şöyle:

“Tam iki yıl önce 301 canımız katledildi. 301 evlat, kardeş, baba, eş… 301 emekçi! Daha fazla kâr ve rant uğruna öldürüldüler… Onlar birer rakam değil. Hepsinin hikâyeleri, umutları, hayalleri; evimizde, kalbimizde yerleri var… Onlar gibi daha niceleri; iş cinayetlerinde, sosyal cinayetler düzeninde katledilmesin diye örgütlendik. Acımızı dindirememiş olsak da adlarını ve anılarını mücadelemizde yaşatıyoruz.

301 can; özelleştirme ve kirli enerji politikaları, insana ve yaşama değer vermeyen maden işletmeciliği, emekçiyi yok sayan politikacılar, rödovans-taşeron-dayıbaşılık gibi ilkel çalıştırma biçimleri, denetimsiz ‘hadi-hadi sistemi’, daha çok kâr için sınırsız emek sömürüsü, işçinin sağlığının ve güvenliğinin hiçe sayılması, baştan savma hazırlanan müfettiş raporları, ucuz kömürle oy avcılığı yapma siyaseti, sermaye ile danışıklı sendikacılık yapma şeklinde  sıralayabileceğimiz nedenlerin toplamı sonucunda katledildi.

Dava, katliamdan bir yıl sonra başladı ve hala devam ediyor. Bizler, bu katliamda sorumluluğu olan herkesin yargılanmasını istiyoruz. Soma’da 301 maden işçisini göz göre göre ölüme götüren nedenler ortadan kalkmış değil. Tüm yaşananlara rağmen bugün Soma’da değişen bir şeyin olmadığını görüyoruz. Hala madenlerde yaralanmalar, ölümler, işten çıkarmalar devam ediyor. Gerçeği en yakından görenler, yaşayanlar olarak herkese tanıklıklarımızı anlatmayı, göstermeyi borç biliyoruz. Bizler biliyoruz ki; işçi katliamlarına, sosyal cinayetlere sebep olan düzenin maddi temelleri değişmedikçe daha çok can yanacak…

O yüzden susmuyoruz, korkmuyoruz!

Tekmeyle, yumrukla, rüşvetle, şovlarla bizi kandırmaya, öfkemizi yatıştırmaya çalışıyorlar. Bizi ceza davalarından caydırmak isteyenlere, bize mahkeme salonlarını kapatmak isteyenlere, bizlerin sesi çıkmasın diye ablukaya almaya kalkanlara karşı mücadele ediyoruz, hesap soruyoruz!

Davalarımızı kesintisiz takip ediyoruz. Mahkeme salonlarında suçu birbirinin üzerine atma oyunu oynayanların gözlerine bakmaya devam ediyoruz. En alttakinden en üsttekine kadar tüm gerçek suçluların ve tüm bu emek, insanlık düşmanı sistemin sorgulanması, hesap sorulması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

İki yıl önce eşlerimizi, evlatlarımızı, kardeşlerimizi toprağa verirken tek avuntumuz ülkenin her yerinde ayağa kalkan insanlarımızdı. Soma Türkiye’nin yarası, vicdanı ve öfkesi oldu. Her yer Soma oldu. Katliamın birinci yılında olduğu gibi şimdi katliamın ikinci yıl dönümünde de bir kez daha herkesi ‘Soma olmaya’, Soma’da olmaya çağırıyoruz. Biliyoruz ki yalnızca biz değil, bu ülkenin emekçileri, vicdanlı insanları, örgütlü güçleri, direnişçileri de Soma’yı unutmadılar. Çünkü onlar ‘unutursak kalbimiz kurusun!’ diyenlerdi. Hesap sormak için, adalete ulaşmak için, yalnız olmadığımızı bize gösterdiler.

Şimdi yeniden emeğin dayanışması, acının paylaşılması ve adalete ulaşılması için 14 Mayıs 2016 Cumartesi günü sendikaları, partileri, hareketleri, kitle örgütlerini, aydınları, gençleri, kadınları, ülkenin tüm emekçilerini Soma’ya davet ediyoruz. Gelin düzenleyeceğimiz mitingle Soma’yı unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha haykıralım. Gelin; sesimize ses, gücümüze güç katın.”

14 Mayıs Cumartesi günü yapılacak miting için çağrı bildirisi yayınlayan Sosyal Haklar Derneği, “Gelin düzenleyeceğimiz mitingle Soma’yı unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha haykıralım. Gelin; sesimize  ses, gücümüze güç katın” dedi.

Bizlerde diyoruz ki

İşçilerin birliği sermayeyi yenecek

Parolamız haziran

Şifremiz zulme karşı birlikte direniş

Belki İlginizi Çeker

0 yorum