Yeni Akit yazarından Sivil Toplum Örgütleri’ne karalama!

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Yandaş basın Yeni Akit yazarı  Ali Karahasanoğlu yine iftira dolu çirkin yazılarından birini kaleme almış.

Taksim Gezi Parkı olaylarından sonra her fırsatta, Gezi direnişini karalayan, Gezi direnişçilerini hedef gösteren Yeni Akit, dün Taksim’de yapılan  ‘Cumhuriyet ve Demokrasi’ mitingine katılanları olay çıkarmaya gelen ‘bazı gruplar’ var diyerek mitingi provoka etmeye çalışmış, yazarı Karahasanoğlu’ da bugün Gezi direnişine destek veren örgütlere “darbeci toplum örgütü”  diyerek cemaat ve Fethullah Gülen Örgütü ile  gibi darbeci olarak göstermeye çalışarak yine çirkinleşmiştir.

TMMOB, Türk Tabipler Birliği ve Avukatların Baroları’nı sivil toplum örgütleri olarak değil, isyancı, halkı tahrikle isyana teşvik eden, yalancı, güvenlik güçlerine saldıran darbeye detsek veren, darbe girişiminde sokaklara çıkan halka destek vermeyen darbe yanlısı “darbeci toplum örgütü” olarak hedef göstermiştir.

 

Akit’çi, Karahasanoğlu’nun çirkin yazısı:

 

TMMOB, TTB vs.. Sivil toplum değil, darbeci örgütler!

Güleyim bari..

“Sivil toplum örgütü” imişler.

Bunlar “sivil toplum örgütü” değil, olsa olsa “darbeci toplum örgütü” olabilirler..

Mevzuatta tanımları, “kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları” olarak yapılmış ama, halkın dilinde hep, “Sivil toplum kuruluşları” diye geçer..

Kendileri de pek severler bu tanımlamayı..

Mühendisler odalarının çatısı TMMOB’u ile.. 

Doktorların buluştuğu Türk Tabipleri Birliği ile.. 

Avukatların Baroları ile..

Gezi isyanında bunların hepsini görmüştük.

Nasıl da canla başla isyancılara destek veriyorlardı..

Sayfalar dolusu açıklamalarla, halkı nasıl tahrik ediyorlar, polis araçlarının imha edilmesi, yakılması sonucuna varan kışkırtmalara nasıl imza atıyorlardı..

“110 vatandaştan haber alınamıyor” yalanları mı dersiniz.

“Hamile kadın, polis panzeri altında kaldı” mı dersiniz..

Daha ne yalanlar ne yalanlar..

Şimdi, Gezi isyanında işkembeden atılan o yalanların on katı gerçek oluyor..

Sözde sivil toplum kuruluşlarının bir etkinliğini göremiyoruz..

Gezi isyanında..

Barolar nöbetçi avukatları anında karakollara yollarken…

Gezi isyanı sırasında neler yapılması gerektiğini, maddeler halinde yayınlarlarken..

Tabipler Birliği sokaklara revirler kurdurup, doktorlar “Acildeki nöbetten çıktım. Önlüğümle eve gidiyordum. Baktım yolda göstericiler yaralanmış, acil müdahalede bulundum” mavalları ile yılın doktoru ödülü almaya hak kazanırlarken..

15 Temmuz’da ise halk, gerçekten sivil bir eyleme imza atmak üzere yollara çıkmış iken..

Kurşunlar yemiş, tankların altında vücutları parçalanmış iken..

Helikopterlerden taranmış, jetlerle bombalanmış iken..

Tarihe geçecek sivil direnişe imza atan halk için, sokaklarda ne Tabipler Birliği’ni, ne baroları görebildik..

Ne de mühendisler odasının destek açıklamalarını işitebildik..

Oysa, halk kurşunlanırken, ilk yardım için beyaz önlüklerini giymiş doktorlarımız sokakta mıydı?

Hayır..

Darbecilerin suç delillerinin tespiti için.. Halka yönelik kullandıkları silahların ortadan kaldırılmaması için.. Darbecilerin sonradan kendilerini kurtaracak savunmalarını bertaraf etmek için..

Neler yapılması gerektiğini belirten maddeler halinde bir kılavuz gördük mü?

Hayır..

¥

“Gezi isyanı haftalarca sürdü.. Darbe ise 2 günde zaten başarısızlıkla sonuçlandı.. Henüz barolar, doktorlar harekete geçmeden, zaten halk gerekeni yaptı” itirazı ile, bu örgütlerin etkisizliğini savunacaklar çıkabilir..

İyi de, Gezi isyanında sürekli halkı sokağa davet eden, sayfalar dolusu açıklamalar yaparak, Gezi isyanını canlı tutmaya çalışan bu sözde sivil toplum örgütleri..

“Darbe önlendiğine göre, artık sokağa çıkmaya da gerek yok” açıklamaları bir kenara..

250 insanımızın şehid olduğu 15 Temmuz darbe girişimini kınamak için kaç satırlık açıklama yaptılar?

Türk Tabipleri Birliği’ninkini saydım: 

Başlığı ve açıklamayı yapan kurumun ünvanı dahil, açıklamanın tamamı sadece 10 satır.

10 satır ile, 250 kişinin can verdiği darbeyi kınamış oldular..

TMMOB’u mu soruyorsunuz..

Onun da açıklamasına baktım..

Onunkisi de topu topu 20 satır.

Üstelik o 20 satırlık açıklamanın içinde, darbecilere adeta destek çıkarak, darbecilerin de hedef aldığı meşru hükümete yönelik çaktırmadan saldırılar yapılıyor..

Ne gibi saldırılar?

Şunun gibi: “Sömürü, baskı, zulüm düzeninin çeşitli savunucuları el birliğiyle ülkeyi mahvettiler.”

Bu cümlenin devamında, “Bu durumdan çıkış yolu askeri darbeler değildir” diyorlar ama..

Anlarsınız ya.. Yani “Darbe olursa, pek fena da olmaz hani..” der gibi..

“Biz beceremiyoruz. Darbeciler becersinler.. Çok iyi olur” der gibi..

Ve tıynetlerini de, açıklamanın devamında sergiliyorlar zaten:

“Şu an süren kavga bizim için verilen bir kavga değildir. Bizim mücadelemiz aynı zamanda bu kavganın tarafları iledir.”

Ne demek bu?

“Darbeci ve darbecilerin devirmek istediği hükümete karşı kavga veriyoruz. Darbeciler başarılı olurlarsa.. biz de hedefimize ulaşmış oluruz”değil mi?

“Bu çok kötü niyetli bir yorum” derseniz..

En azından..

“Yiyin birbirinizi” demek değil mi bu açıklama?.

Bir yanda halk. 

Bir yanda darbeciler.

Ve sivil toplum örgütü olma iddiasındaki TMMOB’un açıklamasında, açık ve net bir şekilde “Halkın yanındayız” denilemiyor..

¥

Bugün geldiğimiz noktada..

Halka kurşun sıkanlarla birlikte..

Darbecilere zımnen destek veren…

Bu açıklamaları yapan sivil toplum kuruluşu sıfatlı kuruluşların yöneticileri de derdest edilip yargılanmazlarsa..

Biz daha çook darbe girişimlerine şahit oluruz..

Darbeler sadece askerlerle yapılmaz..

Darbeler sadece silahla yapılmaz..

Medyası ile..

Sivil toplum kuruluşları ile..

Bürokratları ile..

Akademisyenleri ile..

Darbeye çanak tutanların tamamı yargılanmadıkları takdirde..

Allah korusun..

Yeni darbelerle karşılaşmamız..

Sürpriz olmayacaktır. 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum