Darağacından Notlar

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Almanya’dan çıkıp, Avrupa’yı kasıp kavuran Nazi zulmü, Çekoslavakya’yı da es geçmemişti. Komünist Yeraltı Hareketi’nin önderlerinden biri olarak illegal yayınlar çıkaran ve yöneten Julıs Fuçik 1942’de tutuklandı, on sekiz ay süren tutukluluğunun ardından Berlin’de katledildi.

Fuçik, tutukevinde kaldığı süre içinde yazdığı ve yaşamının bu son dönemine ait izlenimlerini içeren Darağacından Notlar adlı kitabı Çek bir gardiyan yardımıyla parça parça dışarıya kaçırılmış ve Fuçik’in ölümünden iki yıl sonra karısı tarafından bastırılmıştır.

O dönemde çiçeklerden, ağaçlardan ve insanlık namına ne varsa konuşmak ve yazmak suçtu. Cezası Nazizm’e aykırı fikirlerden ötürü ölüm kamplarıydı.

Henüz bizim ülkemizde ölüm kampları mevcut değil fakat Nazi ruhunu çağrıştıran bir çok olay gün be gün tüm şiddeti ile cereyan ediyor. Darağacından Notlar’ı okumak size iyi gelecek çünkü ,direnen insanların öyküsü, cezaevi gerçekleri. zulüm, ölüm artık yanı başımızda. Yarın hepimiz eğer bir şeyler yapmazsak birer Fuçik adayı olacağız.
Çok etkileyici ve yalın anlatımı ile dikkat çeken bu eser, türünün ilk örneğidir. Ülkemizde benzerini kıyaslarsak eğer Yaşar Ayaşlı imzalı şubat basımdan çıkan adressiz sorguları örnek gösterebilirim.

Fuçik bir komünistin nasıl ve ne şartlarda olursa olsun umudunu kaybetmeyeceğini, direneceğini, yaşamı savunacağını hayatı pahasına gösteriyor.

En beğendiğim bölümlere gelecek olursak yakalanma anı değme macera kitaplarına taş çıkaracak işleyişte yazılmış, hapishanede bulunan tutsakları anlattığı sayfalar ise dönüp dönüp okuyası gelecek şekilde aksettirilmiş. Kampta bir mayıs kutlaması ise olağanüstü. Orada olmayı ve faşistlerin yüzlerine sıkılı yumrukları ile çelik iradeyi gösterdikleri anları okurken yaşıyor ve çoşkuya kapılıyorsunuz. Hücre arkadaşı Pesek baba ile geçen günler uzun uzun anlatılmış fakat asla sıkılmıyorsunuz. İçim yandı okurken ve itiraf ediyorum ağladım. Son cümlesi beni derinden sarstı. Zulmün son bulacağı ve bir sonraki kuşaklara aktarılsın diye verdiği emeği gözardı etmek yazara haksızlık olur. Darağacından Notlar kitabı, ülkemizde o kadar etkili bir tesir bırakmıştır ki, bir çok dost sohbetinde, toplantılarda, içerde, dışarda üzerine konuşulmuş, yazılmış ki hala yazılıyor şiirler yazılmış,  Onlardan birisi Ataol Behramoğlu’na aittir ve şöyledir şiir:

dar-agacindan-notlarf17faabc9a4afdc67df36153caf92523
Ne Yağmur… Ne Şiirler
Soruyorum sevgilime
– Darağacından Notlar’ ı okudun mu ?
Bu bizim hayatımız.
Gece doluyor içeri
Yıldızlarıyla.
Üç ilde
Sıkıyönetim var.
“Askeri savcı”
Sözü
Yer alıyor
Günlük bir sözcük olarak
Hayatımızın sözlüğünde.
Aşklar kelepçeli
Güney Amerika’ da.
Kederden
Geberiyorum.
Herkes hayatını anlatıyor.
Deli anneler
Yıkık binalar
Paramparça
Bir gençlik
Yaşadığımız.
Hayatımızın kanadığını görmüyor musun?
– Darağacından notları’ ı okudun mu?
İşkence
Ve umut
Şiiri fışkırtır.
Ruhumun yaralarını saracak
Şafağın sözcüklerini
Arıyorum.
“Kalın devrimci romanların
Sonundaki keder”
Kalın
Devrimci
Bir roman olarak hayatımız.
– Darağacından Notlar’ ı okudun mu?
Sevgilim
Seni
Öpüyorum.
Her gün
Geçtiğim denize
Yabancılaşmasam
Bütün hayatları
Anlatabilsem.
Ölüme karşı
Dururken bir adam
Tek bir mısra halinde
Hayatını
Okuyor.
Çıldırasıya
Boğuntuluyum.
Çıldırasıya
Bir özlem
Günler ve Prag
Ve trenler
Ve alıp beni
Götüren keder.
Günleri zincire
Vuruyorlar.
Aşklar kelepçelidir.
Güney Amerika
Çe Gevara.
Her şeyi bir bir
Anımsıyorum.
Kalın
Devrimci romanları.
Hayat
Dolduruyor beni
Nasıl
Yıkık bir binayı
Gökyüzü doldurursa.
– Darağacından
Notları’ ı okudun mu?
Prag’ da
Bir sevgilim var.
Ve ikinci dünya savaşı
Ve tanklar
Ve ellerim
Sana son kez dokunduğunda
Artık
Senin
Olmayacağını bilmek;
Artık
Olmayacağımız.
Çünkü
Çıkış yok buradan.
Silah sesleri
Bir bahar.
Ey uçuşan
Güvercinleri kalbimin.
Ey bir imkanı
Yaşamak duygusu.
Ey içime
Sindirdiğim sevgin.
Prag’ daki
Sevgilim.
Karlı gecelerde
Anımsarım seni
Yağmurlar altında
Dolaştığımız Litvanya’ yı.
“Kanal” ı
Seyrederken
Bütün Slav
Ve Slavak güzellikleri.
Kalın sesli
Kadınlar.
Ortodoks
Hüznü.
Ve “Tütün” ü
Okurken
Ve Fuçiği.
Kanımızla
Yazılmıştır
Hayatın destanı
Toprakta
Dudaklarımızın
İzi var.
Ve donup kaldığımız
Cephelerde
Buruşuk
Mektuplar
Ve yerlerine
Ulaşmamış.
Savaş
Ve keder
Ve şiirler
Korkunç bir
Aşk özlemi.
İnsanlara
Duyduğum sevgiden
Boğulurcasına
Kalbimi
Çatlatırcasına
İmgeler
Ve trenler boyunca
Taşıdığım.
Şehirlerden
Geçerek
Ve her bir insanın
Bakışlarında
Köyler ve uzak
Duygular.
Sonsuzca seninle
Sevişme özlemi
Ve erkek olduğumun
Bilincinde olarak
Ve idama
Giden bir adamın
Karısına
Bıraktığı
Mektup kadar
Çağdaş ve anlaşılır.
Ekmek kadar
Kederli.
Vaptzarov’un
Şiirleri kadar.
Sevgilim, binlerce kilometreye
Yayılan kalbim
Ve gözyaşlarım
Ve her şeye
Yetişme duygusu.
Bütün romanları
Yutarak
Bütün aşkları
Yaşayarak
Ve çağdaş ve sarsak
Kalbimi
Avutamaz
Ne yağmur…
Ne şiirler…

Artık gelenekselleştireceğim her kitaba bir şarkı önerimi Darağacından Notlar kitabına Imam Baildi’nin Poso Lypamai  eserini uygun görüyorum. Derinliği olan, buruk bir acıyı harmanlayan bir eser ve kitapla uyum içinde.
Fuçik: Çekoslovak direnişi içinde hem de dünya antifaşist direniş tarihi içinde adından çokça bahsettirdi. Hala yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. ‘No Passaran’ geleneğinin yiğit temsilcisine ne kadar da güzelleme yaptı diye düşünen okurlar çıkacaktır.  Yazının başlarında bahsettiğim gibi zindanlardan ışık olarak çıkan, yazı ve direnci dışarıya taşıyan bu insanı övmek insanlığı ayağa kaldırmak ve gericilere meşale olmak için kıvılcım çakmakla eşdeğerdir.
Sınırsız yayınlarından çıkan darağacından notların çevirmeni Nahide Kılıç’a ve bu kitabı tekrar okurları ile buluşturdukları için sınırsız yayınlarına teşekkür ediyorum.

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum