Ahlak Islatan-Medya Hikayeleri

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Medya olmazsa olmazımız. Elimiz, ayağımız, haber kaynağımız. Özgür irade ile yazılmış kimsenin kalemi olmayan yazarlara, gazetecilere ihtiyacımız her zamankinden daha fazla. Yazarlar, gazeteciler tutuklanırken birileri haber peşinde vurulurken buna gerçekten ihtiyacımız var.

Gazeteci ve ölüm deyince aklıma 1996 gelir. Metin Göktepe’nin gözlerimizin önünde Eyüp’te polis tarafından dövülerek öldürülmesi gelir.

Alibeyköy’de üç devrimcinin cenazesi vardı. Duyarlı birisi olarak o bölgede yaşadığım için bende gittim. Fakat cenazelerin kalkacağı cemevine gelmeden yoldan alınıp, Eyüp kapalı spor salonuna götürüldüm. Karlı soğuk günde şiddeti yaşadım. Şanslıydım ölmedim ama Metin’imiz tehlikeliydi. Biz dayak yerken o işkencenin resmini çekiyor ve işkencecilerimizi teşhir ediyordu. Tanınma korkusuyla azgınca saldırdılar ve bir yiğit gazeteciyi öldürdüler. Elbette hala Metin Göktepe gibi yiğit gazeteciler hala var. Fakat çoğunluk, yazarında kurguladığı gibi halktan yana haber yapmayanlar ya da yapamayanlardı…

İsmine korku, yılgınlık, yükselme dürtüsü ne derseniz deyin. Satılık kalemler ve özel istekle çalışan polemik yazarlar daha çok zannımca.

Nazım Alpman Ahlak Islatan Medya Hikayeleri kitabında, yirmi iki öyküye yer vermiş. Kurgu öyküler reklamcılık, görsel ve yazılı basında gerçek olmayan fakat sağlam kurgusu ile keyifle okunacak türden kaleme alınmış. Bir kaç öykü çok sıkıcı ve kitapta yer almazsa daha iyi olurmuş dedirten cinsten. BirGün’den tanıdığımız yazar Nazım Alpman medyanın kapitalle ilişkisini ve mesleğin yozlaştığını kurgu öyküleri ile kafamıza kafamıza   vuruyor.

nazimkitap

Nazım Alpman  kitabını şöyle özetliyor:  “Gazeteciler ne kadar ahlaklı olursa toplum da o kadar özgür olur!”  Bu ilke ile yazılan kitapta yozlaşmanın dibini bulacaksınız. Neredeyse, hiç iyi bir örnek teşkil edecek karakter yok. Mesleğe 40 yılını vermiş gazeteci yazar Nazım Alpman’ın bir bildiği var herhalde ki böyle örnekleri, yoğun kullanmış. Bir mesleki özeleştiri kitabı olarak da nitelendirebiliriz. Medya bataklığını, kalemini satanları isimlerini değiştirerek öyküleştirmiş. Oysa naçizane önerim toplumun arınması adına, o unsurları teşhir etmesini beklerdim. Sokağa çıkamayacak hallere düşmesini temenni ederdim. Çünkü medya ayağı ile toplum yönlendiriliyor.

Örneğin Kabataş olayı az kalsın toplumsal travmaya dönecekti. Kalemini çıkar uğruna kullananlar linç aracı olarak Kabataş’ın üstüne atladılar. Görmediği, olmayan görüntüleri var diye ifşaa ettiler. Gezi’yi, değerlerimizi ayaklar altına aldılar. Daha eskilere gidersek 1 mayıs katliamı, Maraş, Çorum, Sivas, aydınların öldürülmesi… Bazı gazetelerin ve gazetecilerin kışkırtması ile provokasyonlar,  düzen açısından başarılı oldu. Sırf bu ve benzeri örnekleri bitirmek adına satılık kalemleri bilmek bizlerin hakkıdır diye düşünüyorum.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin hazırlayıp kabul ettiği Türkiye Gazetecileri Hak ve  Sorumluluk Bildirgesi’nde gazetecinin tanımı şöyle yapılıyor;

“Gazeteci başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere insanlığın temel değerlerini savunur. Halklar arasında düşmanlığı körükleyici yayın yapmaktan kaçınır. Din, dil, etnisite ayırımı yapmaz. Her türden şiddeti, halkı gösterici, özendirici, kışkırtıcı yayın yapmaktan kaçınır.”

Şimdi kitabın muhatabı olduğu için Nazım Alpman’a soruyorum, bu niteliklere uygun ülkemizde kaç gazeteci var? Kaç basın emekçisi bildirgeye göre hareket ediyor?

Sayılarının daha da çoğalmasını temenni ederek, yazarın diğer kitaplarında kurgu değil gerçek kişiler ve olaylarla ilişkili kitaplar yazmasını umuyorum. O zaman medya hikayeleri daha çarpıcı ve görevini yerine getirmiş kaynak kitap olur bizler için. Burjuvazinin kirli, yoz bataklığından daha aydınlık günlere gerçek toplumsal altyapıyı gözetmeyen aydınlarla çıkacağız.

AKP dönemi gazeteciliği bence başlı başına ayrı bir kitap olarak yazılmalıdır. Gelecek kuşaklara bırakılacak nadide bir eser olacaktır. Mart 2016 da çıkan Ahlak Islatan kitabı, yazarın on üçüncü kitabıdır ve ozan yayıncılıktan çıkmıştır. Fazıl Say’ın ‘insan insan’ eseri ile okunmasını öneriyorum.

İyi okumalar dostlar…

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum