30 Ağustos: Bu Ülkenin Temellerine Kazınmış Orak Çekiç

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

30 Ağustos vesilesiyle hatırlatalım gene. Devlet erkanı gene ezberden bir gösteri yapacaktır. 100 tane NATO üssü ve ofisinin bulunduğu ülkede emperyalizme karşı destan yazıldığı filan anlatılacak içi boşaltılmış bir siyasi propaganda olarak. Türklük ve İslam vurguları öne çıkacaktır gene bu savaşın bir enternasyonalizm destanı olduğu unutularak.

Tarihi anlatırken yapılan yanlışlardan biri meseleye en başta analitik yaklaşmamaktır. Kurtuluş Savaşı’nın karanlık yüzünü yani Topal Osmanları unutmuyoruz. Bu savaşın emperyalizmin istediği biçimde bir ulus çatışmasına yol aldığını, Anadolu’nun halkını birbirine Türk ve Rum diye düşman ettiğini unutmuyoruz. Bunların hepsinden ders çıkarmaya ve herkese anlatmaya çalışıyoruz. Peki tarihin bir başka ve gerçek yüzünü anlatmaya çalışmak? Bunun farkındalığına sahip herkes bunu yapmalı, çünkü bu savaşın içeriği doğru anlatılırsa milliyetçiliğe ve şovenizmin her türlüsüne karşı gerçeklerin gücü son derece etkili olacaktır.

Buyuk-Taarruz

Bu toprakların işgalden kurtulmasını sağlayan üç kesim var. Birincisi Kartallı Kazımlar Nâzım Hikmet’in Kuvay-ı Milliye destanında geçen. Basit adamlar, savaştan önce işçiler, savaştan sonra gene işçi olacaklar. Üç büyük savaş görmüşler, açlık sefaleti çekmişler ama gene cepheye katılmışlar. Bu savaşı kazanan onlar, direnen onlar. Kuvay-ı Milliye komutanı Hikmet Kıvılcımlı, grevlere destek olan Kara Fatma, direnişe katılmak için Bakü’den gelen Mustafa Suphi gibi komünistler. Savaşlar büyük generallerin dehalarıyla değil, basit adamların canını dişine takmasıyla kazanılır. Tarih yazımı büyük adamın değil, ortalama adamın tarihini yazacak ileride, tıpkı Nâzım Hikmet’in destanında olduğu gibi…

İkinci kesim ise devrimci Yunan halkı ve İngilizlerin, Fransızların sömürge askerleri. Onların savaş karşıtı gösterileri olmasa, savaş karşıtı bildiri dağıtırken kurşuna dizilen askerler olmasa, Yunanistan’ın moral gücü savaşı kazanmasını sağlayabilirdi, İngiltere’nin sömürgelerinden asker getirmesi kolaylaşabilirdi, işgaller devam edebilirdi. Onlar işçilerin kardeşliği için direndiler. Türkiye’nin direnişi Hint ulusal bağımsızlık mücadelesini hareketlendirirken, sömürgelerinden asker isteğine cevap alamayan Britanya’nın 1926’da sömürgelerinin bağımsızlığına giden yolu kabul etmek zorunda kalacağı mesela, bir başka gerçeklik.

Üçüncü kesim ise Sovyetler Birliği. Sovyetler silah, diplomatik destek vermese bu savaş kazanılamazdı. Kurtuluş Savaşı’nda atılan her iki mermiden biri Sovyetler’den geldi. Türkiye en yalnız anında Sovyetler’in desteğiyle ayakta durdu.

Bu ülke varlığını sosyalistlere ve devrimcilere borçludur. Bunu reddetmeye kalkmak beyhude bir çabadır. Bu ülkenin temellerine orak çekiç kazınmıştır. 30 Ağustos’u kazanan basit adama saygıyla…

Sol üstteki resim: Büyük Taarruz öncesi birlikleri selamlayan Sovyetler’in tesmilcisi (Askeri Ateşe olduğu tahmin ediliyor) ve Genelkurmay heyeti.

Baştaki büyük resim: Kurtuluş Savaşı’nın panorama tablolarını çizen Sovyet ressam Sergey Prisekin’in bir çalışmasından parça. Resimde cephe gerisi tasvirine ve basit adamın ön plana çıkmasına dikkat!

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum