SAVAŞLI YILLAR Son Görgü Cemi / Çileli Günler

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Bilmem hiç GÖRGÜ CEM’i gördünüz mü? Görmemiş olanlarınız muhakkak vardır. İsmail Kaygusuz Son Görgü Cemi Savaş Yılları kitabında görmekten öte yaşatıyor. Hislere tercüman oluyor ve asır başındaki savaşı, Anadolu erenlerinden Onar Baba Taliplerini, dedelerini, sofularını, canlarının cepheye gitmeden önce görgülerini nakış gibi işliyor.

Görgü Cemi katıldığım kadarıyla şöyle başlıyor:  ELİNLE KOYMADIĞINI ALMA… GÖZÜNLE GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEME… Gerçi ben Onar Ocağı’nın görgü cemine değil Hubyar Ocağı’nın  görgü cemine katılıp tarıktan geçmiştim. Kitapta da dede buna yakın sözlerle canları ceme davet ediyor. Benim katıldığım cemde dede değil baba cem yürütüyordu.

Alevilikte ocaklar var her bir ocağın görevi var bilinen en büyük ocak Hacı Bektaş ocağı ‘aydınlanma ocağı’ diye geçer. Ocakların sorumluları taliplerin pirleri ise kimi bölgelerde  ocaklarda dede,  kimilerinde ise baba olarak adlandırılıyor.

Kitabımızda ise cemi yürüten dededir. Kitapta çok fazla yer anlatımı, tasvirler, tanımlar, şekiller, biçimlere yer verilmiş. Bölgeyi, geçen dönemi anlamamızda ve Alevilik hakkında eğer bir bilgimiz yoksa aydınlanmamıza vesile olmuştur. Aleviler dede ve talip toplulukları olarak bir arada yaşarlar. Aleviler sonradan kendi içlerine gireni PİR olarak kabul etmezler. O yüzden cepheye, savaşa gitmeden önce onar talipleri pirlerinin huzurunda son kez görülmek isterler. Savaşa gidilecek belki hiç dönülmeyecektir. Hakkı olan hakkını, şikayeti olan şikayetini, günahı olan günahını isteyecek. Hesabını verecek ve soracaktır. Ayrıntıları ile verilmiş olan bilgiler ışığında  günahı olan suçlu bulunana napılıyor, tarıktan geçemeyen can o yoldan geçmek için nasıl cezalar alıyor. hepsini örnekleri ile sıralı şekilde öğreniyorsunuz. Ayrıca cemlerin çeşitleri vardır. İkrar cemi, görgü cemi, hızır cemi, nevruz cemi, muharrem cemi, birlik cemi, Abdal Musa cemi gibi. Aralarında kısmi  farklar vardır. Çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi ocak ve bölgenin ayrı olması ,sonucu cemler değişiklik gösterilebiliyor.

Aynı şekilde dönülen semahlarda yörelere ve konularına göre çeşitlilik arz eder. Bu çeşitlik ve zenginlik, kanımca Anadolu halkının çeşitli coğrafyalarda, dağ başlarında kalması ve yaşanmışlıkların farklılıkları ve ölümden kaçışın sürgün hayatın göstergesidir. Genel olarak tek farklılık göstermeyen ise cem de görevli kişilerin görevlerdir. Bu bilgileri vermemin sebebi ise kitapta geçen kelimeleri, görevlileri isimleri ile tanımanız ve daha iyi kitaba konsantre olmanız içindir.
Rehber                        : Hz. Ali’yi temsil eder. Şah-ı Velayet makamıdır. Dede / Babanın yardımcısıdır. Dede / Babanın olmadığı yerde vekilidir. Rehber, talibi Pir ve Mürşid’e teslim eder, yola hazırlar. Ayrıca Dedenin olmadığı yerlerde Cem törenini yönetir.
Gözcü                         : Cem’in genel düzeninden sorumludur. Törene uygun davranmayanları uyarır.
Çerağcı                       : Çerağ (ateş veya mum) yakılması ve meydanın aydınlatılması ile görevlidir. Çerağ yakılmasına, çerağ (delil) uyandırma da denilmektedir. Çerağcı, çerağı uyandırdıktan sonra dara durur ve duasını okur.
Zakir                       : Deyiş, düvaz ve miraçlamaları, Saz veya bağlama eşliğinde okur..
Ferraş                      : Süpürgeci anlamına gelmektedir. Bu hizmet Selman-i Farisi’nin hizmeti kabul edilir. Semahtan sonra meydana gelerek süpürgeyi simgesel olarak yere sürer. Cemin sona erişinin ilk işaretidir. Cem sırasında ise car (süpürge) çalar.
İbrikçi (Tezekkar)      : El yıkama, tarikat abdestinin alınmasında hizmet yapandır. Bu da sembolik bir işlemdir. Simgesel olarak elinde leğen ve ibrik omzunda havlu ile hizmet eder.
Sofracı /Kurbancı      : Kurban kesme ve yemek işlerinden sorumlu kişidir.
Haberci (Pey(i)k)       : Cemin yapılacağını canlara haber veren kişidir.
Pervane                    : Semah dönenlere (semahçılara) yol gösteren kişidir.
Meydancı (İznikçi)     : Cemde meydan görevlerini yapan, meydanın düzeninden, araç gereçlerin hazırlanmasından vs. sorumlu kişidir.
Saka (saki )               : Cem esnasında canlara su dağıtır.
Oniki Hizmet sahipleri Cem’de gerekli araç ve gereçleri tamamlarlar.
Cemaat, Cemevi’nde toplanır.
Dede, usulünce Cemevi’ne girip postuna oturur.
Dede, canlara eğitici bir konuşma yapar.
Zâkirler, sazla deyiş çalıp söyler.
Süpürge (car) çalınır.
Post (seccade) serilir.
Dargınlar barıştırılır, sorunlar çözümlenir, canlardan rızalık alınır.
Oniki Hizmet sahiplerinin duaları verilir.
Çerağ (delil) uyandırılır.
Tezekâr (ibriktar) tarîkat abdesti aldırır.
Kurban ve lokmaların duaları verilir.
Dede, yol-erkân konusunda canlara bilgi verir.
Gerekirse kısa bir dinlenme molası verilir.
Cem mühürlenir (secde yapılır).
Üç Düvazı İmam okunur (secde yapılır).
Üç Tevhîd çekilir (secde yapılır).
Miraçlama okunur, Kırklar Semahı yapılır.
İstek Semahları yapılır.
Sakka suyu dağıtılır.
Mersiyeler okunur.
Lokma ve Kurban (Sofra) hizmeti sunulur.
Cem başladığında Mürşit (Dede / Baba) tarafından yapılan konuşma ile canlara Cem ve onun gerekleri, varsa önemli güncel konulardan kısa konuşmalar yapılır. Dede ’’Ey canlar, birbirilerinizden hoşnut ve razı mısınız? Birlik misiniz erenler?” diye sorar. Sonra da kırgın ve küsülüler varsa onlar barıştırılır veya Rızalıkları alınır. Cem sonunda da Lokmalar yenilip, sofra duası verildikten sonra ibadet sona erer İşte bu süreci son görgü ceminde okuyacaksınız, unutmayın yer, zaman, ceme katılanların  durumu belki çoğu bir daha dönemeyecek ona göre konuya girin.

yuceltanay531_1389003164137

Savaş Yılları, yokluk, kıtlık, açlık, ölüm, işgal, sürgünler, yurdundan yöresinden olanlar bu cemi ve onarlıları derinden etkiliyor. Görgü ceminden günahsız geçmek demek, askeriyeye gönül rahatlığı ile teslim olup, ülkenin bilmem neresinde ölümü göze almakla eşdeğerde.

Şeyh Hasan Onar Ocağı bugün Malatya Arapgire bağlı Onar köyü olarak geçmektedir. Burada kendisine ait mezarı ve vakfiyesi yer almaktadır. Şeyh Hasan Onar Ocağı hakkında en geniş araştırmalar İsmail Onarlı ve  Son Görgü Cemi-Savaş Yılları kitabının da yazarı  İsmail Kaygusuz’a aittir. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci kitap 1991 yılında alev yayınlarından çıktı . İkinci kitap ise davalar, çeşitli siyasal baskılardan ötürü 2006 yılında yine alev yayınlarından çıktı bu sefer birinci ve ikinci kitaplar tek kitap halinde basıldı. Ermeni techirine yer verilen kitapta kıyamı, sürgünü yaşayacaksınız.

Nilüfer Sarıtaş’ın seslendirdiği ‘tevhit’ Son Görgü Cemi-Savaş Yılları Çileli Günler kitabına uygun düşüyor.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Belki İlginizi Çeker

0 yorum