İlber Ortaylı! Sen Cahilsin!

ilber-ortayli
  • MEHMET GEVGER

Konuşmalarınızda “Sohbet ve samimiyetin dışında kimliğin sorulmaması gerekir, sorulursa ayıptır” demenize rağmen, kendinizi ırkınızla ifade ettiğiniz için, siz cahilsiniz.

“Türklükle dışarıda çok uğraşıldığını, Türk olduğunuzu her zaman söylediğinizi ve söylemeye devam edeceğinizi, kendinize Türk demek için hükümetten izin almayacağınızı açık bir şekilde beyan ettiğinizi… ve hükümetlerin sizin kimliğinizi tayin edemeyeceğini ve hiç bir zaman da ettiremeyeceğinizi” söylediniz.

Cahilsiniz! Çünkü: Kendinizi ırkınızla ifade edip, ırkınızın kültürünü iyi bildiğinizi düşündüğünüz için kültür milliyetçisi olduğunuzu söylüyorsunuz.

Cahilsiniz! Çünkü: Doğada sadece insanı ele alırsak, seçmediği etnik kimliği için olumlu ya da olumsuz yönde yargılanamaz. Çünkü hiç bir insan annesini, babasını, cinsiyetini, doğduğu toprağı, ırkını, dilini, dinini, zeka seviyesini, çevresini… seçmez/seçemez.

“Nesnel şartların öznel şartları doğurması” kuralı olsa da, kendi kaderini değiştirebilme özelliği olan insan, aldığı eğitim ile ya da başka şekilde “bu benim kaderim değil” demek suretiyle öznel şartını değiştirip sonradan bir seçim yapabilir ve ancak bu seçimi için ve çevresini değiştirip değiştirdiği şey için yargılanabilir. Ya da var ise bir üstünlük, aynı oranda sorumluluk sahibidir.

Eğer öyle olmasaydı insan çiftliklerinde IQ’su yüksek, ırkı yüksek (!) kaliteli, (ırksal anlamda kültürüne iyi sahip çıkan, hamburger yerine lahmacun yiyen, Coca Cola içmek yerine milli içkimiz olan ayran içen!) ve medeni! insan yetiştirirdik. Fakat o insanların –ne yapabilirlerdi bilmiyorum ama- yapamayacakları şey, kesinlikle bizimle sohbet etmekti. Ya da bir elmanın fabrikadan mı çıktığını, yoksa bilgisayarın yazıcısından mı çıktığını bilemeyecekleri kesindi.

Cahilsiniz! Çünkü: Kendinizi kendi kültürünüzle ifade ettiğiniz için, hiç bir şekilde ‘Ulus’ olmayla, ‘Devlet’ olmayla bağlantısı olmayan, Çin’de, bir Afrika ülkesinde, Rusya’nın kuzeyinde ya da Arabistan’ın bir köyünde, Avrupa’nın büyük bir şehrinde, Artvin’in, Siirt’in, Burdur’un bir köyünde baba olmuş birisinin ya da çocuğunu kaybetmiş bir annenin ağıdının değil ırk, insanoğlunun belki de 200 bin yıldır kurduğu kültürüyle bile bağlantısı olmadığı için, empatisini kuramayacağınızı ya da iz’anını yapamayacağınızı düşünüyorum…

Aynı şekilde, başkaları da, ülkemizde ya da dünyanın herhangi bir yerinde kendisini, ister sizin gibi, ister terör yöntemiyle, entelektüel bilgisiyle, siyasi yöntemlerle, bilim adı altında, devlet baskısıyla, demokrasi adı altında, kimyasal yöntemlerle, toplu katliamlarla, sonra da sabun yapmak suretiyle… ya da başka şekilde ifade etsin. Kürt de, Arap da. Rus da, Yunan da, Alman da, İngiliz de… Hepiniz cahilsiniz, hepiniz aynısınız. Sadece ırksal olarak değil, insanın seçmediği bütün etnik kimliği için de…

Kanaatimce altında yatan neden başka olsa da, dünyada çıkmış savaşların çoğu etnik unsurlar malzeme yapılarak çıkmıştır. Birisi etnik bir kimliği pompalamıştır, diğeri başka bir etnik kimliği. Kurulduğu düşünülen medeniyet ise ortada!

Size şöyle bir de meydan okumak isterim: Madem kültürünüz, uğruna savaşacak kadar, kelle koyacak kadar önemli, sıkıyorsa sahip olduğunuz kültürünüzle emperyalist kültüre/kapitalist kültüre karşı koyun.

Cahilsiniz! Çünkü: Ben kendi alanımla ilgili, bir greyder operatörü olarak, komuta kolu ISO standardına göre yapılmış bir greyderin sağdan ikinci komuta kolunun greyderin tekerini sağa ve sola yatırdığını bildiğim için, ailesinden, toplumdan ve eğer okuduysa okulundan terbiye almamış ve konumu ne olursa olsun bu konuda ahkam kesmeye kalkmış insanlara kendimi ifade etme kaygım yoktur. Siz ise, alanınızla ilgili sahip olduğunuz çok çok fazla bilgiden dolayı ahkam kesen bu gibi terbiyesiz insanlara kendinizi aşırı hallerde ifade etmeye kalktığınız için cahilsiniz.

Konuşmanızın birinde, “Avrupalıların, Araplar deyince Binbir Gece Masalları’nı, İranlılar deyince edebiyatlarını, Türkler deyince savaşçılıklarını, kaba, barbar insanlar olduklarını… anladıklarını” söylediniz.

Bu söylediklerinizi özellikle Batı dediğimiz, gelişmiş dediğimiz, medeni dediğimiz Avrupalılara karşı bir savunma/hesap verme! olarak algılarsak, dünyada kabul görmüş şekliyle, Avrupalılar da sahip oldukları –sizin tabirinizle Türk ırkını eleştiren- bu gelişmişliği, medeniyeti Yunan mitolojisine borçludur -en azından öyle olduğu söyleniyor.

Yunan mitolojisine baktığımızda ise iktidar için dedeleri ve babaları ile iyi bir kavga yapıp Kozmogoniden Teogoniye geçildikten sonra iktidarı elinde bulunduran Zeus’tur. O da kızkardeşi Hera ile evlenmiştir ve tek yasal eşidir.

(Burada iktidarı/erki mühendislik bilimini kullanıp fizik formülü ile ifade edecek olursak: P=F/A. F Zeus ile ilgili, A ise Hera ile ilgili.

P= F=(W=FXD)/ A=(2πr2+2πrh))

Hele konumuz ile ilgili olan Zeus’un iktidarı… Neler yapmadı neler!)

Bu ikisinden de tek meşru çocuk olan, savaş Tanrısı Ares vardır. Geri kalanların hepsi gayri meşrudur.

Dolayısıyla,

1. Emeğe saygı gerektiği için, tarih konusunda yıllarca biriktirdiğiniz emekleriniz için,

2. Bu yazıyı yazarken telif hakkı kaygısı gütmeden popülerliğinizden faydalandığım için teşekkür eder,

3. Aristoteles’in akıl yürüterek bulup günümüze kazandırıp “Akıl var mantık var kardeşim” demek suretiyle herkesin kullandığı “Bir şeyler kabul edildiğinde başka şeylerin onlardan zorunlulukla ortaya çıktığı bir konuşma” olarak tanımlanan “Aristotelesi Mantığını” kullandığımda, gelişmiş, medeni kabul edilen, fakat ne kadar medeni olsa da ırklarını ön plana çıkardıkları söylenen Avrupalılara karşı -kendi ülkemin söylemi ile imgesel ve argo alarak söylemeyi çok isterdim- söylemek istiyorum, bizdeki karşılığı kızkardeşine tecavüz eden imam olan Zeus’un kültür mantarı torunlarına verilecek savunmam/hesabım yok…

Savaşsız, sömürüsüz, barış, özgürlük, bağımsızlık ve üretkenlik dolu nice bayramlara…

Belki İlginizi Çeker

0 yorum