Güncel

hdp-es%cc%a7bas%cc%a7kanlar

HDP vekillerine gece operasyonu yapıldı. Eş Başkanlar Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ,Diyarbakır milletvekilleri İdris Baluken, Ziya Pir, Nursel Aydoğan, Şırnak milletvekilleri, Leyla Birlik, Ferhat Encü, Selma Irmak, Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan ve Mardin Gülser Yıldırım gözaltına alındı. Diyarbakır milletvekili Ziya Pir, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Demirtaş: Beni ancak halkım sorulayabilir
Diyarbakır’da, dün Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında evinden gözaltına alınan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu sabah avukatı ile birlikte adliyeye çıkarıldı.

Savcı Selahattin Demirtaş hakkında tutuklama talebinde bulunarak mahkemeye sevk etti. Demirtaş ifadesinde ‘Beni ancak halkım sorgulayabilir’ dedi.
İşte Demirtaş’ın ilk ifadesi: Beni ancak halkım sorgular

Gözaltına alınan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım da Diyarbakır Adliyesi’nde savcıya verdi. Savcının kararı bekleniyor.

Gözaltına alınan HDP Hakkari Milletvekilleri Abdullah Zeydan ile Selma Irmak ise Hakkari’ye getirilerek Savcılığa sevkedildi.

Dün gece Ankara’da gözaltına alınan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, hakkında soruşturmanın yürütüldüğü Bingöl’e getirilerek adliyeye sevkedildi.

14457421_1781897558756052_945457998651448193_n

İstanbul Kadıköy ve Gazi mahallesinde Birleşik Haziran Hareketi’nin ‘laikliği kazanacağız’ başlıklı bildirisini dağıtan çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Kadıköy’de İskele Meydanı’nda stant açan HAZİRAN üyelerine yönelik polis saldırısında HTKP Genel Başkanı Erkan Baş ve HTKP MK üyesi Deniz Gülşen ile birlikte 15 kişi ters kelepçeyle gözaltına alındı. 14390639_10154362296017891_7953894373749419738_n

İleri Haber’de yer alan habere göre, Gazi mahallesinde ise HAZİRAN bildirisi dağıtan Gazi Mahallesi Haziran Meclisi üyesi 4 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında HTKP MK üyesi Faysal Azamlı da bulunuyor.

ERKAN BAŞ GÖZALTINDAN SESLENDİ: OHAL’İNİZ VIZ GELİR BİZE!

HTKP Genel Başkanı Erkan Baş gözaltından seslendi: OHAL’iniz vız gelir bize vız… Saray’ınızı yıkacağız! Laikliği kazanacağız!

“Laikliği Kazanacağız” bildirisinin dağıtımı sırasında gözaltına alınan Birleşik Haziran Hareketi Sekretaryası üyesi ve HTKP Genel Başkanı Erkan Baş’a gözaltındayken ulaştık.
Erkan Baş şunları söyledi:

“Laikliği haykırırken, AKP-Cemaat suç ortaklığını halkımıza anlatırken polisin saldırısına uğradık. Bildiriyi dağıtamazsınız dendi, dağıttık; HAZİRAN olarak çalışma yapamazsınız dendi, yaptık. Saray’ın kapıkulları tarafından saldırıya uğradık.

14463172_1781923465420128_1545962633075319135_n

Tüm yurttaşlar bunu böyle bilsin! AKP’nin, Cemaat’in ortaklarının suçlarını haykırmaya devam edeceğiz. Bizi başkalarıyla karıştırmasınlar… Biz bunların Yenikapı ruhunu iyi biliriz! Bunların ruhu da ciğeri de iki paralıktır! Laikliği, emekçinin hakkını savunanları görünce kalleşçe saldırırlar.

Suçları bir kez daha teşhir olmuştur. Teşhir etmeye devam edeceğiz.  Buradan tüm HAZİRANcılar olarak AKP’ye sesleniyoruz: OHAL’iniz vız gelir bize vız… Saray’ınızı yıkacağız! Laikliği kazanacağız!”

İŞTE POLİSİN SALDIRDIĞI LAİKLİK BİLDİRİSİ

Polisin saldırdığı laiklik bildirisi şu şekilde:

Gün, Dinciliğin Saltanatına Karşı Laikliği Kazanma Günüdür! 

Türkiye’yi 14 yıldır din tüccarları, din bezirgânlan yönetiyor. Türkiye’yi on dört yıldır kendi çocuklarına gemicikler alanlar, paraları sıfırlayanlar, saraylarda oturanlar, bunu yaparken de halkın en samimi inançlarını sömürenler yönetiyor. Türkiye’yi on dört yıldır zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapanlar, halkın sofrasındaki ekmeğe göz koyanlar, sofradaki o ekmekten her gün biraz daha çalanlar, bunu yaparken de sürekli “ezan, kuran, din, iman” diyenler yönetiyor.

Bu din tüccarları, bu kan emiciler, düne kadar Gülen Cemaati ile ortaktılar. “Ne istediler de vermedik’ diyorlardı, “alnı secdeye gelen adamdan zarar gelmez” diyorlardı. Sınav sorularını birlikte çaldılar, mülakatlarda torpil yaptılar, liyakat esasına göre değil tarikat mensupluğu esasına göre atama yaptılar, devleti kendi kadrolarıyla doldurdular. “Kindar ve dindar nesil” yetiştirmek adına eğitim sistemini hallaç pamuğu gibi attılar, bütün okulları imam-hatipleştirdiler.

Müfredatı akla, bilime sığmayan hurafelerle doldurdular, küçücük çocukların zihinlerini “değerler eğitimi” adı altında bulandırdılar, temel bilimlerin yerine din derslerini koydular. Gelecek nesiller yurttaş değil tebaa olsunlar, kendilerine biat etsin, ses çıkarmasın, haklarını aramasın, hesap sormasın istediler.

Memleketin fabrikalarını, madenlerini, limanlarını, ormanlarını, derelerini sattılar. Memleketi yandaşlarına peşkeş çektiler, işçiye güvencesiz ve taşeron çalışmayı reva gördüler, iş cinayetlerinde binlerce işçinin kanına girdiler. Çalışanların emeğine, alın terine, göz nuruna el koydular, kendileri zevk ü sefa içinde, lüks içinde yaşamaya devam ettiler. Birbirleriyle girdikleri güç savaşı nedeniyle memleketi 15 Temmuz günü ateşe attılar.

Düne kadar ortaklık yaptıklan, her türlü örgütlenmesine göz yumdukları, destek oldukları Cemaat ordudaki örgütlenmesi aracılığıyla askeri darbe yapmaya kalkıştı; onlarca insan yaşamını yitirdi, ülkemiz kardeşin kardeşi, komşunun komşuyu kıracağı bir iç savaşın eşiğinden döndü. Darbeyi bahane ederek kendi darbelerini yürürlüğe koydular, Olağanüstü Hal ilan ederek hukukun son kırıntılarını da ortadan kaldırdılar, Anayasayı askıya aldılar, Meclis’i fiilen kapattılar.

Cemaat temizliğini bahane ederek cadı avına giriştiler, çıkardıkları KHK’larla binlerce insanın ekmeğini elinden aldılar, muhalif sesleri açlıkla, işsizlikle terbiye etmeye çalıştılar. Din tüccarları, din bezirgânları bu ülkenin sadece parasını çalmadı, zenginliklerini peşkeş çekmedi; memleketin, yurttaşlarımızın, gençlerimizin hem bugününü hem yarınını çaldı, barış içerisinde ve kardeşçe bir arada yaşama umudunu elinden aldı, ülkenin kaderini bir adamın iki dudağının arasına hapsetti, Türkiye’yi bir felaketin eşiğine getirdi.

Bu vahim manzara karşısında çaresiz degiliz. Bu felakete dogru doludizgin gidişe hem bugünlerimiz, hem yarınlarımız, hem kendimiz hem çocuklarımız adına dur demek zorundayız. Emegi çalınan işçiler olarak, ataması yapılmayan öğretmenler olarak, torpil yüzünden işe giremeyen gençler olarak, çalınan sınav sorularının magduru öğrenciler olarak, ürününü üç kuruşa satan köylüler olarak, namus cinayeti adı altında katledilen kadınlar olarak, inançları istismar edilen yurttaşlar olarak bu gidişata dur demeliyiz. Dinciligin saltanatına karşı laiklik için mücadele etmeli, laikligi kazanmalıyız.

Gün diktaya karşı omuz omuza, yan yana durma günüdür!

Gün emeğin, barışın, kardeşliğin ve özgürlüğün Türkıyesini birlikte kurma günüdür! 

Birleşik HAZİRAN Hareketi 

100225-bruce_springsteen_617_409

Rock efsanesi Bruce Springsteen, ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin tartışmalı başkan adayı Donald Trump’a açıkça ‘moron’ dedi. Springsteen, Trump’ın adaylığını ‘trajedi’ diye niteledi.

İşçi sınıfının sorunlarını anlattığı şarkılarıyla efsaneleşen Bruce Springsteen’den Donald Trump için “Cumhuriyet bir moronun kuşatması altında. Bunun demokrasimiz için bir trajedi olduğunu söylemek abartılı değil” diye konuştu.

Rolling Stones dergisiyle söyleşi yapan Springsteen, göçmenlere yönelik ırkçı söylemiyle tepki çeken Trump için şu ifadeleri kullandı: “Görünür hale getirdiği fikirlerin hepsi -beyaz milliyetçiliği ve aşırı sağcılık- çok tehlikeli. Son derece karmaşık sorunlara çok basit yanıtlar veriyor.

2016-02-15-1455534387-1672884-nbcfiresdonaldtrumpafterhecallsmexicansrapistsanddrugrunners

Kasımda yapılacak seçimlerde Demokrat aday Hillary Clinton’ı destekleyeceğini söyleyen Springsteen, Trump’ı ‘ABD için bir utanç’ diye niteledi:

Trump’ın ekonomik açıdan zor durumdaki kişilere neden ilginç geldiğini anlayabiliyorum. Kazanabileceğini sanmıyorum ama seçime girmesi bile Amerikalılar için büyük bir utanç. ABD’de, gelir dağılımı konusundaki son derece büyük eşitsizlik gibi sorunlarımız var. Bu, ortamı demagoji için uygun hale getiriyor.

cumartesi_anneleri_600_hafta

Cumartesi Anneleri 600. Haftada Yine Galatasaray’da!

Cumartesi Anneleri’nin hakikat ve adalet arayışı, 24 Eylül 2016 Cumartesi günü, yarın 600. haftasına giriyor.

Cumartesi Anneleri, ilk defa İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) bir araya gelen aileler olarak, Arjantin’de Plaza De Mayo annelerinden esinlenerek bir oturma eylemi başlatma kararı aldılar. Evlatları, devlet tarafından gözaltında kaybedilen, katledilen ve akıbeti kendilerine bildirilmeyen aileler, toplumun hafızasını canlı tutabilmek ve kendilerine yaşatılan bu duruma yenileri eklenmesin diyerek, 27 Mayıs 1995 Cumartesi günü Taksim Galatasaray Meydanı’nda “Kayıplarımızı İstiyoruz!” diyerek barışçıl bir direniş ve mücadele başlattılar.
Gazi Direnişi’nin önde gelen isimlerinden devrimci militan Hasan Ocak’ın 21 Mart 1995 günü polisler tarafından kaçırılıp gözaltında kaybedilmesi sonrasında, Ocak ailesi oğulları için ve tüm acılı aileler adına Cumartesi Anneleri adıyla bu mücadeleyi başlattı.

Belli dönemlerde yasakçı devlet anlayışının bir sonucu olarak, meydan kapatmaları, gösteri ve yürüyüşlere izin vermeme gibi durumlardan dolayı zaman zaman ara verilmek durumunda kalındıysa da, Cumartesi Anneleri bu hafta 600. kez bir araya geliyor. Adalet, hakikat arayışı ve barış talebini yinelemek, yenilemek için… Bir kez daha haykırıyorlar: “Failler belli! Kayıplarımız nerede?..”

Cumartesi Anneleri’nin 600. Hafta için yayınladıkları çağrısını paylaşıyoruz:

cumartesi_anneleri_600_hafta_cagri

otobus_tecavuz

Kadına/çocuğa şiddetin ve tecavüzlerin genelleştiği Türkiye’den her gün yeni taciz ve tecavüz haberleri geliyor. Evet kıymetli okurlar, Tayyipland’de sonunda bu da oldu: Halk otobüsü şoförü pantolonu, donu falan indirip kadın yolcuya tecavüz etmeye kalkıştı!..

Doğan Haber Ajansı haberine göre, Olay, önceki gece Gebze Sultan Orhan Mahallesi’nde meydana geldi. Gebze-Kirazpınar hattında çalışan özel halk otobüsünün şoförü H.A., otobüse binen Romanya uyruklu M.E.’yi taciz etti. H.A. daha sonra otobüsün iç lambalarını ve kamerasını kapatarak bir ara sokağa girdi. H.A., “Senden hoşlandım. Seninle beraber olmak istiyorum” diyerek pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardı. Neye uğradığını şaşıran M.E. ile şoför arasında kısa süreli boğuşma yaşandı. Şoförden kurtulup kendisini otobüsten dışarı atan M.E. polise giderek şikayette bulundu.

Harekete geçen ekipler, otobüs şoförü H.A.’yı gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen H.A. iddiaları kabul etmedi. M.E. ile para karşılığı beraber olmak istediğini, fiyatta anlaşamadıklarını iddia eden H.A., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

berat_hilal_kaplan

RedHack, Damat Berat Albayrak’ın mail hesaplarından seçme mesajlar yayınlamaya devam ediyor! Hilal Kaplan’dan ve Sümeyye’den yollanan iki mail yayınlandı. Sümeyye, Rıdvan Dilmen için “Ne alaka?!” diye soruyor, Hilal Kaplan (mail adresi de “Hasıraltı”!) Tayyip için konuşma metinleri hazırlıyor!.. Oh oh!..

“Son dönemde AKP ve yandaşları tarafından FETÖ soruşturması adı altında solcu muhalif devrimci insanlara ve kurumlara karşı bir cadı avı başlatıldı. Toplumun üstünde OHAL adı altında büyük bir korku imparatorluğu oluşturuldu. Herkesin sustuğu, köşesine çekildiği bir dönemde halkımıza hem “korkmayın” hem de “yanlız değilsiniz” mesajı verebilmek için Berat Albayrak’ın mail hesaplarını ele geçirmek gibi bir devrimci eylem yaptık” diyen RedHack’in yayınladığı o mesajlar:

berat_hilal_kaplan

berat_sumeyye

redhack

KaçAk Saray’dan Enerji Bakanlığı’na atanan ‘Damat Berat’ın mail hesaplarını ve iCloud deposunu hackleyen RedHack, yine bomba gibi gündeme düştü. Daha önce RED Dergisine yazılarıyla da katkıda bulunan RedHack, REDaktif okurlarına özel bir röportaj verdi. İşte o röportaj:

“Bu son Berat eylemi neden yapıldı?” diye başlayalım…

Son dönemde AKP ve yandaşları tarafından FETÖ soruşturması adı altında solcu muhalif devrimci insanlara ve kurumlara karşı bir cadı avı başlatıldı. Toplumun üstünde OHAL adı altında büyük bir korku imparatorluğu oluşturuldu. Herkesin sustuğu, köşesine çekildiği bir dönemde halkımıza hem “korkmayın” hem de “yanlız değilsiniz” mesajı verebilmek için boyle bir devrimci eylem yaptık.

Bir dönem suskundunuz. Bu suskunluğun nedeni neydi?

Hiçbir zaman suskun kalmadık. Şöyleki; iki tür hack anlayışı mevcut.
1- Kamuoyunun bilmesi gereken bilgilerin olduğu ve ajitasyon/propaganda temelli hack.
2- Kamuoyunun bilmesi gerekmeyen, sistem içi dengeleri sarsabilecek veya illegal kalması devrimci duruma yarayabilecek, üstlenilmeyen hack. Bu tür hack’e bir örnek verirsek;diyelim ki onemli bir sistemden borç sildik ve bu duyulursa yaptığımız iş geri tepebilir bu yüzden bunu açıklamadık, ya da egemenler arasındaki iki klikten birini hackleyip diğeri üstüne attık ve egemenlerin çelişkisi çoğaldı. Doğaldır ki bunu açıklayamayız. İşte bir dönem ismimizi ön plana çıkartma yerine işimizi ön plana çıkardık

Önümüzdeki dönem yeni sürprizler var mı?

Süpriz bizim işimiz 😉

Kimler kendini kollasın?

Halkını satan, halkına zulum yapan, halkından çalan, halkına yalan söyleyen ve güneşi balçıkla kapatmaya çalışan istinasız bütün kişi ve kurumlar kendini kollasın. Hak yerini bulana kadar Hack yerini bulacak! Bizi izleyin.

REDaktif okurlarına bir mesajınız var mı?

REDaktif son donemde izlediğimiz severek okuduğumuz çarpıcı manşetleri ve akıllı diliyle güzel bir mecmua… Başarılarının devamını diliyoruz!..

berat_mail

Sevgili Enerji bakanı ve milli damat Berat Albayrak, neden maillerine ve icloud hesaplarına giremiyorsun acaba?” diye bir mesajla beraber Berat Albayrak’ın mail hesaplarını haclediğini duyuran RedHack, mesajlardan birini yayınladı.

Turkish Heritage adlı lobi kuruluşunun başkanı olan Halil Danışmaz’dan Berat Albayrak’a gönderilen mesajda, milletvekili adaylarıyla ilgili yapılan araştırma ve görüşlere yer veriliyor. Belli ki bu ‘enformasyon’ Berat Albayrak’ın talebi üzerine yapılıyor.

Mail kutusunda daha neler neler var, bekleyip göreceğiz…

berat_mail

redhack1

berat_albayrakDevrimci hacker grubu RedHack, Berat Albayrak’ın mail adreslerini ve iCloud hesabını ele geçirdi. RedHack, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs ve yazar Aslı Erdoğan başta olmak üzere solcu muhalifler bırakılmadığı takdirde, 20 gb bilgiyi yayınlayacaklarını açıkladı.

Sevgili Enerji bakanı ve milli damat Berat Albayrak, neden maillerine ve icloud hesaplarına giremiyorsun acaba?” diye bir mesajla beraber Berat Albayrak’ın gmail hesabının ekran görüntüsünü yayınlayan RedHack twitter hesabından, “26 Eylül Pazartesi gününe kadar #AlpAltınörs ve #AslıErdoğan başta olmak üzere solcu muhalifler serbest bırakılmazsa 20 GB maili yayınlarız! Maillerde çok önemli bilgiler vardır. O kadar çok mail varki zaten hepsine bakamadık bile.. Şimdi onlar düşünsün ;)” mesajları yollandı.

Evet, Berat Albayrak düşünsün!..

redhack2

metrobus

İstanbul Acıbadem’de yoldan çıkan metrobüs, D-100’e girerek kaza yaptı. Kontrolden çıkıp yola giren metrobüs çift katlı bir halk otobüsüne çarptı, 3 aracı da altına aldı. Gelen son dakika bilgisine göre kazadan 11 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Metrobüste bir yolcu ile şoför arasında tartışma yaşandığı, şoförün kafasına şemsiyeyle vurulduğu, aracın kontrolden çıktığı belirtiliyor. Şemsiye ile şoföre saldıran zanlı ise ifadesinin ardından sağlık kontrolü için polis yeleği giydirilerek hastaneye götürüldü. İBB kazayla ilgili açıklama yaptı. Kaza anında metrobüste olan bir görgü tanığı yaşananları, “Metrobüste her gün bir kavga oluyor. Kavga duraktan çıkınca başladı” sözleriyle anlatırken, şoföre şemsiye ile vurduğu belirtilen kişi gözaltına alındı. Kaza anında metrobüste olan bir vatandaş yaşananları sosyal medyada anlattı, ‘kapı kavgası’ yaşandığını belirtti. İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın talimatıyla, metrobüs kazasındaki zararların İETT tarafından karşılanacağı duyuruldu.

Acıbadem’de Kadıköy yönüne ilerleyen Recai Türkoğlu yönetimindeki metrobüs, yoldan çıkıp araçlara çarptı. Metrobüs önce iki araca çarptı, ardından 3 aracı altına alarak, iki katlı bir otobüse çarparak durabildi.

11 KİŞİ YARALANDI

Saat 08.30 sıralarında meydana gelen kaza sonrası, olay yerine sevk edilen polis, itfaiye ve sağlık ekipleri, yaralananları kurtarmak için seferler oldu. Kazada metrobüs şoförüyle birlikte 11 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Yaralılardan birinin doktor olduğu ve Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındığı öğrenildi.

METROBÜS OLAY YERİNDEN KALDIRILDI

Kazanın ardından trafik felç oldu. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönünde trafik durma noktasına geldi. Metrobüsün çaptığı araçların kaldırılmasının ardından trafik 2 şeritten verilmeye başlandı. Trafikte kalan sürücüler 2 saattir yolda olduklarını belirtti. Metrobüs de saat 11.00 sıralarında çekilerek götürüldü.

POLİS YELEĞİ İLE GÖTÜRÜLDÜ

Acıbadem’deki metrobüs kazasında şoföre şemsiye saldıran Murat A., polis merkezindeki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirildi. Saat 15.30 Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen şüpheli, sağlık kontrolünün ardından tekrar Üsküdar Doğancılar Polis Merkezi’ne götürüldü. Şüpheli yaklaşık 20 dakika sonra tekrar aynı hastaneye getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi. Şüpheli sağlık kontrolünün ardından tekrar polis merkezine götürüldü. Polis yeleği giydirilen, elleri kelepçeli şüphelinin yüzünü gizlemeye çalıştığı görüldü.