İrtica

nurettin_veren_sozcu

Son dönemde bütün televizyon kanallarını ve gazeteleri dolduran ‘İtirafçı/Fethullahçı’ sürüsü birbirlerine girmeye başladı. Her biri birbirine atıp tutan bu sürü, itirafçılığın alçaklık niteliğiyle akçeli işleri birleştiriyor, ortaya rezil manzaralar çıkıyor…

Son olarak, bir dönem Fethullah’a en yakın isimlerden olan Nurettin Veren, eski cemaatçi işadamı Adem Öcal’ın kendisiyle ilgili iddialarına sert yanıt verdi. Öcal’ın AKP’lilerden aldığı ihalelere dikkat çekti…

Nurettin Veren kendisi hakkında, “FETÖ’den ayrılmak için 10 milyon lira istedi, 750 bin lirada anlaştılar” iddiasında bulunan işadamı Adem Öcal’a Akit Gazetesi’ndeki köşesinden yanıt verdi. Nurettin Veren, eski cemaat mensubu Adem Öcal için şu ifadeleri kullandı:

nurettin_veren“FETÖ’nün en tehlikeli siber saldırıyı yapabilecek ve siber teknolojileri uzmanı, AKP’nin, e-devlet, e-belediyecilik ihalelerini alan ve bütün AKP milletvekillerine kontör satarak, 70 bin sabit abonesi olan, bilgi havuzunu elinde bulunduran, aynı zamanda bugünlerde Türkiye’de Net Gsm’i kurup 4’üncü büyük operatör olma yolunda ilerleyip, 4.5 G ihalesinin iptali için de dava açan Adem Öcal…”

‘SERVETİNİN KAYNAĞI AÇIKLANSIN’

Adem Öcal’ı 25 yıldır tanıdığını söyleyen Nurettin Veren ,“E- devlet projelerini almadan önce hiçbir mal varlığı olmayan ve kirada oturan Öcal, bu ihaleleri usulüne uygun almış mıdır, bugün ise yüz milyon dolarlarla ifade edilen servetlere ulaşmış olmasının kaynakları sorgulanmalıdır!” iddiasında bulundu. Veren, son üç yıldır her yerde anlattığı için Fethullahçıların çok kızgın olduğunu yazdı ve Adem Öcal’ın kendisiyle ilgili ifade verdiğini öne sürdü. Öcal’ın AKP’den ihale almadan önce mal varlığı olmadığının altını çizen Nurettin Veren, “Adem Öcal bu ihaleleri usulüne uygun almış mıdır? Bugün ise yüz milyon dolarlarla ifade edilen servetlere ulaşmış olmasının kaynakları sorgulanmalıdır” dedi.

‘GEDİKLİ İLİŞKİSİ ARAŞTIRILMALI’

Adem Öcal’ın geçen günlerde tutuklanan Fethullahçıların en önemli isimlerinden Alaaddin Kaya’yla yakın ilişkisi olduğunu iddia eden Nurettin Veren yazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanlarından Bülent Gedikli’yle ilgili de şu soruya yanıt aradı: “Şu anda yakalanıp cezaevinde olan, FETÖ’nün askeriye ile ilişkilerini koordine eden Alaaddin Kaya bu suçlamayla içerde yatarken, ona en yakın isim olan Adem Öcal’ın FETÖ ile ne derece ilişkili olduğu mutlaka araştırılmalıdır. Aynı zamanda, Adem Öcal’ın AKP içerisinde de Bülent Gedikli’nin çok yakın arkadaşı olduğu iddiası cevaplandırılmalıdır.”

Kaynak: Sözcü

sapik_abdullah_cakiroglu
  • ERTAŞ ERZİNCAN

İki yıl önce, Kazakistan, Atrau’da pasaportumu kaybettim. Astana’daki Türkiye büyükelçiliği ile irtibata geçtim. Elçilik bana acilen Astana ya da Almatı’ya gitmemi söyledi. Ancak, küçük bir sorun vardı! Pasaport olmadan yolculuk yapamıyordum. Bunu elçilik görevlisine hatırlattığımda, “Aaa, evet haklısın; o zaman tren ile gel” dedi. Tren ile 48 saatlik yolculuğun ne kadar güvenli olduğunu da sineye çekerek trende yolculuk yapmak için de pasaporta ihtiyacım olabileceğini hatırlattım. Elçilik görevlisi (ve dolayısı ile Türkiye Cumhuriyeti) bana dahiyane bir çözüm önerisi getirdi. “Kondüktöre üç beş bin tenge verirsin, hallolur!..”

Bugün de Türkiye Cumhuriyeti başbakanı, kendi siyasal tabanına, kendi inancına uygun giyinmeyen insanlara “Hırlama, Mırla” buyuruyor.

Adamların paradigmasında insani hiçbir şey olmadığı için hiçbir önermeleri de insani olamıyor. “Rüşvet ver, hırlama, mırla”

Cumhuriyet değil, hayvanlar alemi mübarek….

tecavuzcu_imam

Tecavüzcü imamlara bir yenisi eklendi. İmamlar, belki de en çok tecavüzcü çıkaran meslek grubu haline geldi. Dinci vakıfları, tarikat yurtlarını da katarsak, bir bütün olarak din alemi tecavüzden başını kaldıramıyor! Son sapık imamımız Balıkesir’den…

Geçen 11 Eylül’de, Bigadiç’in kırsal Yukarıgöcek Mahallesi’nde yaşayan köylüler, 5 yaşındaki bir kız çocuğunu yakındaki ağaçlık alanda ağlarken buldu. Kız çocuğunun kendisine cinsel tacizde bulunduğunu söylediği mahalledeki camide geçici olarak imamlık yapan G.D., iddiaya göre kaçmak isterken köylüler tarafından yakalanıp, jandarmaya teslim edildi.

“Hediye vereceğim” diyerek çocuğu kandırdığı ve cinsel tacizde bulunduğu ileri sürülen G.D., sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Komşu Turfullar Köyü’nden olan G.D.’nin, Yukarıgöcek Mahallesi camisi imamının kurban bayramı tatili nedeniyle izne çıkması üzerine, ücreti köylüler tarafından ödenmek üzere, muhtarlık aracılığıyla mahalledeki camide geçici olarak görevlendirildiği bildirildi.

cubbeli_cocuklar

Türkiye’nin her yanında pıtrak gibi yayılan dinci tarikat yuvaları ve dinci okullar çocukları tuhaf kılıklara sokuyor, kafalarını hurafelerle dolduruyor, anlamsız hareketler yapan ucubelere dönüştürüyor.

Zavallı çocukların beyinleri cühela ‘ulema’nın yaydığı hurafelerle iğdiş ediliyor. Bilimsel eğitimden mahrum bırakılan çocuklar, tarikatların elinde birer oyuncağa dönüşüyor. Böylelikle sadece çocukların hayatları değil, koskoca bir ülkenin geleceği de karartılıyor.

Burada iki video yayınlıyoruz. İlkinde örtünüp okula yollanan ufacık kız çocuklarının halleri, ikincisinde ise cübbe ve sarık giydirilen ufacık erkek çocukların hallerini göreceksiniz. Durumu anlamak için yeterli olacağını düşünüyoruz…

bursa_metro

Bursa’da Uludağ Üniversitesi Metro İstasyonu’nda bir adam, metroya binen kadın yolcuya, “Şortlu kadının başına geleni biliyorsun, kes lan sesini o..u” şeklinde bağırıldı. Kadın yolcu, kendisine hakaretler yağdıran kişi hakkında şikayetçi oldu. Sol haber portalından Ali Ufuk Arıkan’ın haberine göre, Bursa’da Uludağ Üniversitesi Metro İstasyonu’nda metroya binen D.K. adlı kadın yolcu, 50 yaşlarındaki bir yolcu tarafından tehdit edildi.

Sabah 9.00 sularında metroya binen D.K., 50 yaşlarında bir adamın, 20 yaşlarında bir çocuğa kulaklıkla yüksek sesli müzik dinlediği gerekçesiyle ağza alınmayacak küfürler sarf ettiğini dile getirdi. Bu duruma bir kadın yolcu tarafından tepki gösterilmesinin ardından 50 yaşlarındaki şüpheli şahıs bu kez kadın yolcuya İstanbul’da şort giydiği için saldırıya uğrayan Ayşegül Terzi’yi hatırlatarak “Şortlu kadının başına gelenleri biliyorsunuz, hala konuşuyorsunuz, kes lan sesini” diyerek tehditte bulundu.

Olaya şahit olan D.K., yolculara küfürler savuran şahsa tepki gösterince bu kez de kendisi hedef olurken “kes lan sesini o…u” şeklinde sözlü saldırıya uğradı. Olayın ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunan D.K., şüpheli şahsın tespitini ve yargılanmasını talep etti.

Henüz bir kaç gün önce Ayşe Terzi şort giydiği için otobüste tekmeli saldırıya maruz kalmıştı…

aysegul-terzi-ye-sort-giydigi-icin-tekme-atan-saldirgan-erkek-serbest-birakildi-1474198200

Tekme konusunda AKP’nin sicilinin ne kadar kara olduğunu biliyoruz. En meşhur tekmecileri Yusuf Yerkel’i hatırlamayan var mı? Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği facianın ardından bir madenci yakınını tekmeleyerek sadece Türkiye değil, dünya gündemine de konu olmuş Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel ahlakından, cüretkarlığından, “arkam sağlam” türünden gelen adamlar bunlar.

Bir de bunlara sahip çıkan, “psikolojisi bozuk” savunmalarıyla masum göstermeye çalışan yandaşları var, yalakaları var, KaçAK Saray’ın kalem tutan yobazları var.

Yobaz deyince hepimizin aklına Yeni Akit ve onun Baş Yobaz İşleri müdürü gelmiyor mu? Bu Baş Yobaz İşleri müdürü tekmeci sapığa sahip çıkıp, tutuklanmasına karşı çıkmış. Ayşegül hemşirenin şortla otobüse binmesine karşı çıkan Baş Yobaz İşleri, bir tekmeden ceza mı verilir diye de söyleniyor.

Ali Karahasanoğlu’nun bugün (20 Eylül 2016) yayımlanan “Darbeci askerde “hukuka saygı çağrısı”… Tekmeciye linç!” başlıklı yazısı şöyle:

Bir yanda..

Otobüse şortla binen hemşireyi tekme ile dövmeye kalkışma..

Tekme de, öyle ayağına falan değil. Bodoslamadan çeneye..

Bu birinci psikolojik vaka.

Diğer yanda ise..

Mevzuat gereği üst sınırı 2 yıldan düşük hapis cezası gerektiren suçlarda, tutuklama kararı verme imkanı kanunen bulunmadığından.. Saldırganın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması üzerine… Olduğu yere yığılıp.. Sanki ortada bir cenaze var. Sanki ortada komalık bir durum varmış gibi.. Sanki bir yakınını öldürmüşler gibi.. Dakikalarca ağlayarak tepki veren bir hemşire..

Neresinden bakarsanız bakınız, bu da bir psikolojik vaka!

Ve yine medya gücünü gösteriyor..

Bir tekmeden üç suç birden çıkartıp..

Aslında yargılanıp, mahkum edileceği kesin olan saldırgan..

Sırf medya böyle istediği için..

Türk Ceza Kanunu’ndaki üç değişik madde ile birden suçlanıp, 2 yılı aşan bir isnat icat edilip..

Sonuçta tutuklanıyor..

Hemşire de..

Medya da..

Derin bir oh çekiyor..

¥

Hemşirenin şortlu olarak otobüse binmesine kızdım da…

Hukuku mu zorluyorum?

Hayır.

Tam aksine..

Şortlu hemşirenin otobüste yediği tekmeye kızanlar..

Hukuku zorlayıp…

Saldırganın mutlaka aşırı şekilde cezalandırılması ve hatta mağdur edilmesini istedikleri için, tutuklatıyorlar..

Yoksa..

Tekmeyi mazur görmek için söylemiyorum ama..

“Bir tekme”den dolayı tutuklama kararı verilen, belki de ilk örnek ile karşı karşıyayız..

Konuya ideolojik açıdan yaklaşıp..

“Tekme”yi savunduğumu iddia edecek olanlar için somut örnekler vereyim..

Beyler..

Sadece şortlu bayana atılan tekme değil..

Bu ülkede..

Haraç vermeyen esnafı, tabanca ile ayağından vuran mafya babaları bile tutuklanmamıştır..

Gezi isyanı sırasında..

Polislere sapanla taş atanlar..

Sopa ile TOMA’lara saldırıp, önündeki polisleri kovalayanlar, hatta dövmeye kalkanlar..

Tutuklanmamıştır..

İşyerlerine molotof atanlar..

Cam çerçeve indirenler..

Esnafı tokatlayanlar..

Tutuklanmamıştır..

Polis müdürüne tokat atan HDP’li bayan milletvekili, dokunulmazlıklar kaldırılmış olmasına rağmen, halen tutuklanmamıştır..

Daha onlarca..

Binlerce örnek veririm size..

Peki, bu somut örneklerin hepsinde, tutuklama kararı verilmemesinin sebebi ne?

İşte belirttiğimiz, “üst sınırı 2 yıldan düşük suçlarda tutuklama yasağı” kuralından dolayı….

Yıllardır uygulanan..

Büyük çoğunluğunda da.. Son örnekte “tutuklama isteyenler”in savunduğu “Tabii ki tutuklama verilmemeli.. Eften püften fiillerde, tutuklama mı olurmuş” tezi ile taban tabana zıt bir 180 derecelik dönüş ile..

Şimdi bir “tekme”den “tutuklama” isteniyor!

Medya başı çekiyor..

Savcılar 24 saat mesai yapıyor..

Kanun böyle bir tutuklamaya imkan vermediği halde..

Tek bir fiilden, üç suç çıkartıp, tutuklama kararı veriliyor.

Bir yandan da..

Adalet Bakanlığı, durumdan vazife çıkartıp..

Mevcut düzenlemeyi..

Sadece bu tür saldırılar açısından değiştirip.

Tutuklama imkanı getiren değişikliği Bakanlar Kurulu’na sevkediyor.

İşe bakın ki..

Bu Adalet Bakanlığı’nın başındaki Bekir Bozdağ da..

Yakın tarihte, Hacıbektaş şenlikleri sırasında, bir saldırgan tarafından burnundan yumruklanmıştı..

O saldırgan da tutuklanmamıştı..

Oysa..

Muhatabınız bakan..

Sivil şahıslara göre..

Bakana yapılan saldırı, suçun “kamu görevlisi”ne karşı işlenmesi sebebi ile.. Cezasının otomatikman ikiye, üçe katlandığı bir olay….

Ceza, kanun gereği katlanınca..

Mevzuattaki “tutuklama yasağı” hukuken ortadan kalkıyor..

Buna rağmen..

Adalet Bakanı’nı yumruklayan serbest kalıyor..

Şimdi bir hemşirenin yediği tekme, “tutuklama sebebi” oluyor..

İsteyen istediğini söylesin..

Bu ikircikli bir tavırdır..

Hukukdışı bir uygulamadır..

¥

İşin daha başka boyutları da var..

Hatırlayın, Bekir Bozdağ yumruk yediğinde..

Bunun demokratik bir tepki olduğunu söyleyenler vardı..

“Saldırgan”ı, birinci sayfasından “protestocu” olarak takdim eden gazeteler vardı..

Hatta hatta..

Saldırgan gözaltına alınıp götürülürken..

“Kelepçeye ne gerek var?” diyen sözde gazeteciler vardı..

“Ne olmuş, bir yumruktan adam mı ölür” diyen demokrat düşünürlerimiz vardı..

Daha vahim bir örnek vereyim..

Yakın tarihten bir hatırlatma yapayım…

15 Temmuz’da..

Boğaz Köprüsü üzerinde..

Onlarca insanımızı şehid eden darbeci askerler gözaltına alınırken..

Gözlerimizi yaşartacak şekilde(!) “hukuk çağrısı” yapan özgürlükçü aydınlarımız, politikacılarımız vardı..

Lütfen beyler, bayanlar..

Dürüst olalım..

İşimize gelince öyle..

İşimize gelince böyle hareket etmeyelim..

Ahlaklı olalım.

indir

İstanbul’da hemşire Ayşegül Terzi’ye otobüste şort giydiği için tekme atan saldırgan dinci 35 yaşındaki Abdullah Çakıroğlu yakalanmasına rağmen savcılık sorgusunun ardından serbest bırakılmış, kadınların eylemleri ve sosyal medyadan gelen tepkilerden sonra tekrar gözaltına alınmıştı.

Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayı’na getirilen Çakıroğlu yeni bir savcıya ifade verdiği ifadeden sonra, Türk Ceza Kanunu’nun(TCK) 216/1. Maddesinde düzenlenen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve TCK 115/3. maddesinde düzenlenen “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi ve tutuklandı.

Gerici, saldırgan, sosyal meyda hesaplarından Tayyip Erdoğan hayranı olduğu, Menzil tarikatının paylaşımlarını yaptığı, kadınla el sıkışmanın “zina” olduğu yazılan görselleri paylaştığı görülen tekmeci sapığın tutukluluk süresi umarız ilk duruşmaya kadar olmaz.

aysegul-terzi-ye-sort-giydigi-icin-tekme-atan-saldirgan-erkek-serbest-birakildi-1474198200

Malum, bir halk otobüsünde Abdullah Çakıroğlu adında -şizofren olduğu söylenen- bir güvenlik görevlisi, şort giymiş olduğu için hemşire Ayşegül Terzi’ye uçan tekme attı. Genç kadın yaralandı. Abdullah Çakıroğlu ise olaydan bir gün sonra yakalandı, hemen ertesi gün ise serbest bırakıldı…

Abdullah Çakıroğlu yaptığı açıklamada, “Her şey İslam hukukuna göre oldu” dedi. Çakıroğlu’nun sosyal medya sitesi Facebook’taki paylaşımları da ortaya çıkmıştı. “Açık gezen kadın karımdır” yazısını kendi sayfasına eklediği görülen Çakıroğlu’nun, sıklıkla Menzil tarikatına ait sayfalardan paylaşımlar yaptığı da görülmüştü.

Abdullah Çakıroğlu’nun azmettiricisi tarikatlardır. Her türden yobaz, şeriatçı, bu türden sapıkları kışkırtıyor. Sokaklarda kadınlar dövülüyor, sapık saldırganlar elini kolunu sallayarak sokaklara dönüyor. Bu cühela sapık takımını kimlerin azmettirdiğine dair bir video yayınlayacağız. Otobüslerle ilgili bir konuşma bu. Şeriatçı takımının tanınmış vaizlerinden, şimdi ölmüş olan Timurtaş Uçar’ın konuşması, kadınlara saldıran primatların ideolojik gıdalarını nereden aldığını açıkça ortaya koyuyor:

aysegul-terzi-ye-sort-giydigi-icin-tekme-atan-saldirgan-erkek-serbest-birakildi-1474198200

İstanbul’da hemşire Ayşegül Terzi’ye otobüste şort giydiği için tekme atan saldırgan dinci 35 yaşındaki Abdullah Çakıroğlu yakalanmasına rağmen savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Adliye  çıkışı gazetecilere sırıtarak “Arkadaşlar herşey kontrol altında… Sıkıntı yok, gerekli izahatları yapacağım… Vandalların saldırısına uğradım, 20 tane solcu terörist bana saldırdı. Her şey İslam hukukuna göre oldu.” diye seslendi.

“Giydiği şort ortama uygun değildi. Bu nedenle sinirlenip hareketi yaptım” diye ifade veren Abdullah Çakıroğlu şizofren olduğunu iddia etmişti. Saldırgan şizofren değil gerici, dinci, tarikat üyesi bir sapıktan başka bir şey değil aslında.

Gerici saldırganın sosyal meyda hesaplarından Tayyip Erdoğan hayranı olduğu, Menzil tarikatının paylaşımlarını yaptığı, kadınla el sıkışmanın “zina” olduğu yazılan görselleri paylaştığı görüldü.

Böyle birinin kadına giyiminden dolayı saygı göstermesi beklenmez.

İşte Tayyip Erdoğan’ın Türk siyasetine girdiğinden beri yaratmak istediği inançlı, dindar vatandaş böyle biri.

Sosyal medya hesabında Tayyip’e övgüler yağdıran, Menzil tarikati lideriyle ilgili paylaşımlar yapan Abdullah Çakıroğlu, kadının eline dokunulmasının zina olduğunu yazan paylaşımlarıyla dikkat çekiyor.

KaçAK Saray’ın gazetesi Sabah bu yobaza hemen sahip çıkarak  “Akli dengesinin yerinde olmadığını” iddia etmiş. Bilindiği üzere taciz, tecavüz ve kadın cinayeti gibi vakalarda ‘akli dengenin bozulması’, ‘tahrik’, ‘cinnet getirme hali’ olayı meşrulaştırmak adına kullanılıyor.

Şahsın paylaşımları “Herkese açık” olduğundan kolayca pek çok kişi tarafından görüntülendi. Olayın haber portallarında yer almasından sonra Facebook hesabına ulaşılamadı.

 

tekmeci_abdullah

Kurban Bayramı’nın birinci günü bindiği belediye otobüsünde, “şort giydiği” gerekçesiyle darp edilen hemşire Ayşegül Terzi saldırganı teşhis etti, işlemlerinin ardından ailesi ile birlikte emniyetten ayrıldı.

Ayşegül Terzi’nin Alemdağ Polis merkezine yaptığı başvuru üzerine başlatılan soruşturma kapsamında zanlının eşgali tespit edilerek yapılan çalışmalar sonucunda kimliği belirlenen zanlı Abdullah Ç. (35) Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışma ile gözaltına alınmıştı. Abdullah Ç. ilk ifadesinde, “Giydiği şort ortama uygun değildi. Bu nedenle sinirlenip hareketi yaptım” dedi.

aysegul_terzi11Gözaltına alınan zanlının yakınları, şüpheli Abdullah Ç.’nin şizofreni hastası oluğunu iddia ederken, polisin olayla ilgili araştırması kapsamında darp edilen Ayşegül Terzi ve görgü tanığı Mahir Kır zanlıyı teşhis etmek amacıyla emniyet müdürlüğüne gelerek soruşturmaya katkıda bulundular.

Emniyet çıkışı açıklama yapan Ayşegül Terzi “Çok mutluyum. Yakalandı. Adalet yerini bulur umarım. O gün bayramı yaşatmadı bana. Benim için bayram bugün” dedi.

Olayın görgü tanığı Mahir Kır ise yaptığı açıklamada; “Bize sadece kapalı bir alandan zanlıyı gösterdiler biz de teşhis ettik. Ben zaten görmüştüm yüzünü” ifadelerini kullandı.

Abdullah Ç.’nin saldırı görüntüleri: