Pop-Kültür

Oral Çalışlar’ın, “Solcu kızlar çirkindir” ya da “Elif Şafak güzel olduğu için kitapları çok sattı, Aslı Erdoğan çirkin olduğu için hapiste” gibisinden enteresan tezleriyle (ilgili haber) ilgi çekmeye çalışan oğlu erkek güzeli Reşat Çalışlar’a mutlu haber! Bir REDaktif okuru Küçük Çalışlar için münasip bir kısmet bulmuş, bize yollamış…

resat_tosunBu münasip kısmet İngiltere’de yaşıyor. Tiffany Davles adlı bu münasip kısmet de Reşat gibi, sırf güzel olduğu için hiçbir işte dikiş tutturamamış. Herkes onu kıskanmış. Reşat’ı da herkes kıskanıyor, o yüzden herhangi bir işte tutunamıyor.

Bizce Çalışlar ailesi konuyu değerlendirmeli. Kaderin yollarını birleştirdiği bu gençler bir araya gelmeli. Bu izdivacın bir aşk evliliği olacağından hiç kuşkumuz yok.

Anne ve babasının tüm çabasına rağmen sadece bir ‘şey’ olabilen Reşat Çalışlar, ilgi çekmek için saçmalıklarına devam ediyor. Elif Şafak ile Aslı Erdoğan’ı karşılaştırıp Şafak’ın güzel, Aslı Erdoğan’ın çirkin olduğunu söyleyen küçük Çalışlar, daha önce de ilgi çekmek için “Solcu kızlar çirkindir” gibi ahmakça ve alçakça bir genellemeyle gündeme gelmişti.

Reşat Çalışlar’ın hapisteki bir kadın yazara çirkince saldırması akla eski ‘marifet’lerini de getirdi. Nefret edilerek ilgi çekme akımının küçük ama mide bulandırıcı örneklerinden olan küçük Çalışlar, önemli zevzekliklere imza atmıştı.

resat1Bir dönem ‘ekşisözlük’te yazdığı “polis copundan tahrik olan solcu hatun”, “türban karşıtı orospu”, “tecavüz etmeden öldüren şerefsiz katil”, Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde “Madımak otelinde sevişme teklifi almak” başlıklı yazılarla ‘meşhur’ olan Reşat Çalışlar, Twitter’dan da kürtaj yasasıyla ilgili Kadıköy’de yürüyüş yapacak kadınları hedef almış ve, “Yarın, Türkiye’deki toplam kaşar miktarının sadece %10′u buzdolaplarında,%90′ı ise Kadıköy’de olacak” mesajını atmıştı.

Tabii esas konu, ona buna “çirkin” sıfatını yakıştıran küçük Çalışlar’ın, güzelden de öte, son derece seksi bir insan olması. Annesi onu böyle olsun diye özel olarak beslemiş, öyle duyduk…

resat

Türkiye’yi 12 milyar TL zarara uğrattığı öne sürülen bahis sitesi ile ilgili soruşturma sürüyor. Eski futbolcu Nouma’nın çetenin reklamlarında yer alarak “Suçu ve suçluyu övmek”le suçlandığı belirtildi. Son 8 yılda Türkiye’nin 12 milyar lira zarara uğramasına yol açtığı belirtilen uluslararası bahis sitesiyle ilgili soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında aranan eski futbolcu Pascal Nouma, çetenin bahis reklamlarında yer alarak “Suçu ve suçluyu övmek”le suçlanıyor. Çetenin Türkiye ve Kıbrıs ayağının başı Veysel Şahin ve onun koruması Halil Falyalı ise halen firari.Halil Falyalı, Kıbrıs’taki MHP örgütlenmesinin de önemli isimlerinden biriydi.

Sabah’ın haberine göre, İstanbul Emniyeti Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce önceki gün düzenlenen sanal bahis operasyonuyla ilgili soruşturmanın detayları bir bir ortaya çıkmaya başladı. Polis, İngiltere merkezli siteye girenlerin profilini belirledi. Türkiye’de yasak olan bahis sitesine giren 2 milyon 500 bin kişinin tek tek analizi yapıldı. Uzmanlar, internetten kumar oynayanların yaşlarının 14’e kadar düştüğünü belirledi. Siteyi en çok ziyaret eden yaş grubu ise 15 ila 40 arası. İşte detaylar:

TAM SÖĞÜŞLEME!

Polis, bahis için yatırılan para miktarlarına baktı. İstanbullu tekstilci işadamı R.T.T.’nin bahis sitesinde kumar oynamak için tek seferde 9 milyon lira yatırdığını belirledi. R.T.T. kredi kartıyla yatırdığı bu parayı aynı gün kaybetti. Başka bir işadamının kumar bağımlısı oğlu, 40 milyon lira kaybetti.

MERKEZ LÜKS RESTORAN

Çete, Florya ve Kağıthane’de açılan Chamada isimli lüks restoranı ana merkez olarak kullandı. Polis, Veysel Şahin’in kardeşleri Murat ve İsmail Şahin ve onların eşleri Demet ve Çiğdem Şahin’le birlikte kumar dolandırıcılığından yargılandığını tespit etti. Davaları sürüyor. Yılmaz kardeşler, bahisten elde edilen paralarla, Lamborghini, Ferrari ve Mercedes gibi lüks araçlar satın aldı. Şatafatlı bir hayat yaşadı. Eğlence kulüplerinde gecede 40-50 bin lira hesap ödedi.

HER YERDEN FETHULLAH ÇIKIYOR!

Polise göre; sanal bahis çetesine Fethullahçıların kontrolünde olan ve 15 Temmuz sonrası kapatılan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yol verdi. 9 yılda porno ve uyuşturucu içerikli yayın yapan on binlerce siteyi kapattı. Kumar içerikli olarak ise 1500 siteden sadece 100 tanesini kapattı. Soruşturmada, ulusal ve uluslararası bahis ve kumar sitelerinin Fethullahçılarla da irtibatları araştırılıyor.

Çete, anlaştığı düşük gelirli bazı kişilere 2 bin lira ödeyip, banka hesabı açtırarak kredi kartı çıkarttı. Bu yolla çete üyelerine İngiliz sitesinde bahis oynamaları için kredi tanımlandı. Futboldan boksa kadar birçok alanda bahis oynatıldı.

Güzellik dediğin nedir ki, aslolan zekadır dedirten kadın Tuğçe Kazaz yine gündeme kendine has üslubuyla düştü. Hani siyasi konularda özellikle yaptığı yorumlar, üstün zekasına göre beyanlarına alıştık artık ama Tuğçe işi büyüttü artık doğrudan en tepeyle, Saray’la muhatap oluyor.

Biz “At izi, it izi” derken Tuğçe’de karıştı işe: Tayyip Erdoğan Beyfendiye ve tüm halkımıza açık mektubumdur!

Tuğçe Kazaz hesabından yaptığı son paylaşımla yine adından çok söz ettirecek gibi görünüyor. Özellikle FETÖ soruşturması kapsamında yaşanan gözaltı ve tutuklama sürecindeki karışıklıkları, Cumhurbaşkanı ve halka yazdığı bir mektupta kaleme almış. İşte son derece dikkat çekici ifadeler içeren o uzun mektupmektubu şöyle:

tugce-kazaz-dan-cumhurbaskanina-mektup-184307-1.

tugce-kazaz-dan-cumhurbaskanina-mektup-184308-1.

tugce-kazaz-dan-cumhurbaskanina-mektup-184309-1.

 

 

 

 

‘FETÖ’ soruşturması kapsamında tutuklanan komedyen Atalay Demirci’nin Gülen için yaptığı özel gösterinin görüntüleri ortaya çıktı.

Hürriyet’te yer alan habere göre, Pensilvanya’da çekildiği öne sürülen görüntülerde, 2013 yılında Acun Ilıcalı’nın ‘YetenekSizsiniz’ programında birinci olarak adını duyuran Demirci’nin, Gülen ve eski Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın bulunduğu bir topluluğa kısa bir tiyatro gösterisi yapıyor.

Bu görüntülerle birlikte, Demirci’nin Acun Ilıcalı tarafından ‘sipariş üzerine’ birinci yapılıp yapılmadığı tartışması da akla geliyor. Acun Ilıcalı’nın Fethullahçı isimlerle de, iktidarla da yakın ilişkisi biliniyor… İşte Atalay Demirci’nin kişiye özel Pensilvanya soytarılığı:

Hemen söyleyeyim, hayır, aptal değil!.. Ceren Kenar, Genç Siviller olarak bilinen Amerikan operasyonunun bir parçası. Taraf Gazetesi‘ne, tıpkı operasyon arkadaşı Yıldıray Oğur gibi, CIA ile ilişkili Yasemin Çongar tarafından yerleştirilmişti. Çok mu fantastik bir senaryo gibi görünüyor? Daha yeni başladık halbuki!..

2010 Ocak ayında Washington Newseum’da düzenlenen ‘İnternet Özgürlüğü’ toplantısına ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un özel davetlisi olarak Genç Siviller adına katılan temsilci Ceren Kenar’dı. Kenar, Hillary Clinton’un eline “YouTube’un yasağını kaldırın! Bırakın Türkiye ‘Kendini Yayınlasın” yazılı bir pankart vererek fotoğraf çekildi. Genç Siviller “darbe karşıtı” idi ya, ABD de tüm darbeleri tezgahlayan Dışişleri Bakanlığı nezdinde, darbeleri sevmeyen, demokrasi ve özgürlüklerden yana bir profil veriyordu böylelikle! Zira Türkiye’de “darbe karşıtı” operasyonlar yürüyor, ABD de o operasyonlara destek veriyordu! Ne güzel tezgah, değil mi?

Halbuki tam da o sırada ABD Haiti’de yaşanan depremi fırsat bilerek binlerce asker yığmıştı bu gariban ülkeye!

Durun! Bitmedi!..

MÜCTEBA’NIN PRENSESİ!

Ceren Kenar her fırsatta George Soros’a olan hayranlığını belirtti. Ceren Kenar paraya hayrandı aslında. Genç bir ‘sivil’ olarak, Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan 62 bin dolar para alıp ABD’de Türkiye, daha doğrusu AKP lehine lobicilik yapmaya gitti!.. Onun yapacağı lobiciliği yiyelim tabii de, hiçbir aptal bu tür işler beceremez. Ceren Kenar aptal değildi…

ceren_kenar3Sırtını AKP-Cemaat koalisyonuna yaslayarak Köşk’e, Abdullah Gül’e Converse’leriyle konuk olan Genç Siviller‘in en janjanlı tipi belki de oydu. Postala karşı Converse ile takılıyordu ya, mini eteğinin üzerine türban bağlayarak türban eylemlerinde iktidara yancılık yapmaktan da geri durmuyordu. Şimdilerde Genç Siviller günlerini unutmak istiyor. Fethullah’ın DSİP’li ajanı Mücteba Kılıç ile geçirilen vakitler, olur da hayatlarını tırmalar diye hepsi o ‘sivil’ günlerini mümkünse hafızadan silmeye çalışıyor.

DSİP’li ‘Genç Sivil’ Mücteba ile ilgili bir soru geldiğinde, “Toplantılara bir-iki kere gelmişti, o kadar” diyor Ceren ama Mücteba öyle demiyor. Ne diyor? Ceren Kenar’a “Prensesim” diyor!..

ceren_kenarFİKRİMİN İNCE KENARI…

Ne aptalı?! Ona zır cahil denebilir ama asla aptal değil. Bildiğiniz kurnaz! Aptaldan operasyon görevlisi yapar mı hiç elin ABD’si?.. Ejderha gibi maşallah!..

Bir zamanlar Ergenekon operasyonlarına herkesi eklemeye, Balyoz torbasına herkesi tıkıştırmaya gayret eden ekibin nadide bir parçasıydı Ceren. Taraf‘tan efil efil esiyordu. Hatta “Ahmet Şık yetmez, Ahmet Hakan’a kadar hepsini alın!” mesajları veriyordu. Şimdi hiç utanmadan Ahmet Hakan’ın programına çıkıp, “Kimse özeleştiri vermiyor yahu!” aptallığına yatıyor. Ayak yapıyor. Kurnaz o kurnaz!

ceren_kenar1Bakın Ahmet Hakan’a… Artık kim bilir hangi hesapla yahut talimatla çıkarmış bir zaman kendisini hedef gösteren kadını programa… Ha!.. Ahmet Hakan mı?.. Omurgasız o. Yarabbi şükürcü. Yarın devran dönsün Hakan Şükürcü de olur…

Diyeceğim o ki, siz siz olun, bu tür kadınları ya da adamları küçümsemeyin. Bunlar operasyon unsurlarıdır. Aptal muamelesi yaparsanız, döner dolaşır ensenizden sokarlar!..

Bunlar doymamış yağ birikintisi gibidir. Kanda dolaşan pislik gibi. Bunları, bunlarla iş tutanları bitirmeyen, fikri hafızasından tüm zamanlarıyla silmeyen bir Türkiye’nin hayat damarlarında varis çıkması kaçınılmazdır.

Benden söylemesi…

ceren_keren

Fantezi müzik aleminin taçsız kralı Nihat Doğan, Türkiye’nin son büyük komplo teorisyeni oldu. Melih Gökçek’in kanalında ekrana çıkarılıp tuhaf hareketler yapmasına imkan tanınan, böylelikle reyting elde edilen ve karşılığında para ödenen Nihat Doğan, bugünkü programında, 2011 Şubat’ında rahatsızlanarak aniden hayatını kaybeden Defne Joy Foster’ın bir cinayete kurban gittiğini öne sürdü.

Nihat Doğan, Defne’nin sosyal medyadaki bir paylaşımında Fethullah Gülen’den ‘Feto’ diye bahsettiğini ve bu yüzden Fethullahçılar tarafından öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Fethullahçılar tarafından finanse edilen Taraf’ın Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan’ın oğlu Kerem Altan’dan şüphelenen Nihat Doğan, “Defne onun evinde öldü, o kaçtı gitti” ifadelerini kullandı. Nihat Doğan savcıları göreve çağırdı! İşte o görüntüler:

 

Başsavcılık tarafından “FETÖ’nün medya yapılanmasına yönelik” diye tarif edilen soruşturmada, 35 gazeteci ve akademisyen hakkında gözaltı kararı alınmasının ardından Atilla Taş Gemlik’te gözaltına alındı. Taş’ın, Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü yerleşkesine getirileceği öğrenildi. Böylelikle, bazı saçma şarkılar söyleyen ve sosyal medya hesabı üzerinden iktidara komik komik mesajlar yollayan şarkıcı Atilla Taş, sırf Fethullahçıların çıkardığı bir gazetede köşe yazdı diye ‘terörist’ ilan edilmiş oldu!..

Atilla Taş’ın yanı sıra gözaltında bulunan Nurullah Öztürk, Rasih Yılmaz, Murat Aksoy, Abdullah Alparslan Akkuş, Dinçer Gökçe, İskender Yunus Tiryaki, Levent Arap, Ömer Şahin ve Ayhan Şimşek’in emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtiliyor. Hakkında gözaltı kararı verilen ancak adreslerinde bulunamayan ve bir kısmının yurt dışına çıktığı tespit edilen, aralarında gazeteci ile akademisyenlerin olduğu 25 isim ise şöyle:

“Ergun Babahan, Eyüp Can Sağlık, Mehmet Yavuz Baydar, Erhan Başyurt, Abdülkerim Balcı, Asım Yıldırım, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Önder Deligöz, Ali Selçuk Gültaşlı, Şemseddin Efe, Turhan Bozkurt, Yonca Kaya Şahin, Ali Yurttagül, Ayşe Özkalay, Can Bahadır Yüce, Celil Sağır, Faruk Arslan, Hasan Cücük, İbrahim Öztürk, Kemal Gülen, Mahmut Akpınar, Mutlu Çölgeçen ile Prof. Dr. Osman Özsoy, İhsan Yılmaz ve Savaş Genç.”

Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerin, Fethullahçılarla bağlantılı oldukları ve çalıştıkları basın yayın organları ile sosyal medya hesapları üzerinden ‘Fethullahçı Terör Örgütü’ lehine propaganda yaptıkları öne sürülüyor.

Nihat Doğan, herkesin malumu, yeniden medya fenomenlerimizden biri haline geldi. Nihat Doğan çok ilginç birisi. Kendisi gibi ‘fantezi’ müzik ‘sanatçısı’ İzzet Yıldızhan’la beraber zamanında Ankara’da bir otelde, ‘toplu seks’ için anlaştıkları dört kadına istemleri dışında hareket teklifinde bulunarak tecavüz ettikleri, kafalarına silah dayadıkları gibi iddialarla gündeme gelmişlerdi.

Nihat Doğan televizyon ekranlarında bu olay dolayısıyla kendini savunurken Fethullah Gülen’in taklidini yaparak, onun bir ağlamalı vaazında kullandığı lafların aynısını kullanmıştı. (Önümüzdeki günlerde, bahis konusu olaylarla ilgili yayınlarımıza devam edeceğiz. AKP destekçisi ‘sanatçı’ ve popüler kütür simalarının durumunu teşhir etmeyi önemli görüyoruz.) Nihat Doğan’ın kendisini tecavüz iddialarına karşı savunurkenki hallerini ve Fethullah Gülen’in bahis konusu vaazını karşılaştırmalı olarak izleme şerefine nail oluyoruz:

 

Şimdi herkesin ‘vebalı’ muamelesi yapıp küfrettiği Fethullah ve Fethullahçılar, bir dönem tüm siyasetçilerin, ortalık malı popüler simaların, popçuların, topçuların falan velinimetiydi. Pensilvanya’ya neredeyse turistik turlar düzenleniyordu. Medyanın gülleri, ekran figürleri, sermayedarlar sıraya girmiş, Pensilvanya’daki karargahı tavaf ediyordu.

İlber Ortaylı da Pensilvanya ziyaretçilerinden biriydi. Şimdi Pensilvanya ziyaretleriyle ilgili soruları geçiştiriyor ama zamanında Fethullah’la nasıl görüştüğünü ballandıra ballandıra anlatıyordu. Üstelik şu anda tutuklu bulunan Mümtazer Türköne’nin müstehzi gülüşleri altında. ‘Yukarıdan’ bakan ve aşağılayan tarzıyla nedense bir medya fenomeni haline gelen İlber Ortaylı’nın Fethullah ziyaretini kendi ağzından dinliyoruz: