Tribün

dick

Fenerbahçe, toplam değeri sadece Sow’un bonservis bedeline denk olan (16 milyon avro) Zorya Luhenks karşısında berbat bir futbol oynayarak, 90+5’inci dakikada 1 puanı zor kurtardı. Zayıf rakibine karşı 8 defansif oyuncudan kurulu kadroyla çıkan Advocaat’ın ekibi, 1-0 yenik duruma düştüğü maçta Simon Kjaer’in 90+5’te duran toptan bulduğu golle beraberliği sağladı.

Ukrayna’daki iç karışıklık nedeniyle karşılaşma Luhansk’a 899 km uzaklıkta ülkenin doğusundaki Odessa şehrinde oynandı. Zorya 52. dakikada Dmytro Grechyshkin’le golü buldu. Son anda duran top olmasaydı, milyonlarca avroluk Fenerbahçe evine puansız dönecekti.

Endüstriyel futbol böyle saçma sonuçlara yol açıyor. Hollanda Futbol Federasyonu’nda yıllık 75 bin avro maaşla çalışan Dick Advocaat’ı teknik direktör olarak 20 kattan fazla paraya Fenerbahçe’ye getirdiler, taraftarı tüm Zorya Luhenks takımından daha fazla parayı üç yıllık transfer ücreti olarak alan Van Persie’ye aval aval baktırdılar, ortaya milyonlarca avroluk bir pazar attılar… Her zamanki gibi…

Çocuklarına, gençlerine spor sahası ve salonu sağlamayan, dahası şehirlerinde boş alan bırakmayan ahmakça bir şehircilik ve toplumsal yapıda, kafalarına vurula vurula sersemletilmiş insanlara milyonlarca avroluk eşekler izlettirseniz de millet yine bakacak zaten.

Her yana inşaat dikmeyin, çocuklara, gençlere spor sahası yapın, saatini bile doğru gösteremeyen adamları getirmeseniz de olur!.. Hem çok daha ucuza gelir…

metin_oktay1

Bugün Türkiye futbol tarihinin en büyük ismi Metin Oktay’ın 25. ölüm yıldönümü… Nasıl düzgün bir adam olduğunu konuşuyoruz yine… ‘Kral’ın ‘güzel adam’ olduğunu… Ve bir de ezeli rakibi Fenerbahçe’nin formasını giyecek kadar gönlü geniş bir adam olduğunu anlatalım…

metin_oktay2Metin Oktay jübile maçını Fenerbahçe ile oynamak ister. Teklifini götürmek için Fenerbahçe’ye giderek yönetici Eşref Aydın’a, “Kariyerimin en güzel ve en unutulmaz maçlarını Fenerbahçe’ye karşı oynadım. Eğer kabul edersiniz jübile maçımı Fenerbahçe ile oynamak istiyorum” der… Bu teklif üzerine Eşref Aydın, “Tek şartımız var. Fenerbahçe Kulübü ve taraftarı seni çok seviyor ve sana hayranlar. Seni Fenerbahçe formasıyla görmek isterlerdi. 10 dakika da olsa Fenerbahçe forması giyer misin?” ricasında bulunur…

Metin Oktay, “Benim için şereftir” karşılığını verir.

Ve 23 ağustos günü oynanan maçta 10 dakikalığına Metin Oktay ile Can Bartu formalarını değişirler ve kendi takımlarına karşı oynarlar…

metin_oktay

Türk futbolunun efsane ismi, Galatasaray’ın tüm tarihinin kralı Metin Oktay ölümünden 25 yıl sonra bile unutulmadı. Metin Oktay hakkında çok şey yazıldı, çok şey anlatıldı ama onun siyasi kimliği hep unutturulmaya çalışıldı. Metin Oktay sosyalistti. Oyunu Türkiye İşçi Partisi’ne verdiğini açıklayan ilk futbolcuydu. Bir tren seyahatinde, Çetin Altan’a “Bizi sosyalist yaptın, ama sen aramızdan çektin gittin” diyen de oydu.

Metin Oktay gibi gene Galatasaray’ın unutulmaz futbolcularından biri olan Metin Kurt, “Taçsız Kral”ın bilinmeyen bir yönünü şöyle anlatıyordu:

“Türk futbol tarihinde, taraflı tarafsız tüm sporseverler için Metin Ağabey efsane bir isimdir… Özel yaşamında tüm insanlara karşı derin bir sevgi beslemiş, her zaman dara düşen sporcuların ve dostlarının Hızır gibi imdadına –maddi veya manevi- yetişmiştir. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idamına karşı yürütülen imza kampanyasına katılarak onların verdiği mücadeleye karşı ne kadar duyarlı olduğunu göstermişti. Onun bu yanını insanlarımızın çok azı bilir.” (Vecdi Çıracıoğlu, Gladyatör, Everest Yayınları, 2009)

Gene Metin Kurt, futbolu bıraktıktan sonra zor durumda kaldığını öğrenen Metin Oktay’ın kendisiyle karşılaşınca şöyle dediğini anlatır:

“Ben senin hem ağabeyinim, hem de solcuyum. Solculuk sadece sana mı kaldı? Buraya gelmem, seni aramam futbolun dışında, senin solculuğundan, benim solculuğumdan.”

Yani Galatasaray’a haksızlık etmeyelim. Fethullahçı şarlatanlar, Hakan Şükür gibi ‘kral’ kılığında soytarılar çıktığı kadar, aslan gibi sosyalistler de çıktı Galatasaray camiasından!..

samil_tayyor

samil_tayyar‘Ergenekon’ vs. operasyonlar hakkında yazdığı kitaplarla ‘düzmece davaların düzmece yazarı’ unvanını kazanan Şamil Tayyar, bir zamanlar ‘Hocaefendi’sine gönderdiği gülücükleri unutup ‘şike davası’ üzerinden Aziz Yıldırım’a saldırdı. Evet, Aziz Yıldırım hiç de matah bir figür olmayabilir ama Şamil Tayyar’ın bu hareketleri şok edici.

Zamanında ‘Hocaefendi’sine acil şifalar dileyen Şamil Tayyar, şimdi Aziz Yıldırım’ı Fethullah Gülen’e laf etmemekle suçluyor!.. Bu iktidarın yarattığı insan malzemesi hakikaten insanın dudağını uçuklatıyor. Şamil Tayyar’ın, yine Fethullah’a bir dönem övgüler dizmiş Melih Gökçek’in televizyon kanalında ettiği lafları ibretle izleyelim:

 

lilesa-22-08

Brezilya’da düzenlenen Rio 2016 Olimpiyat Oyunları sona erdi. Usain Bolt, Michael Phelps ve Simone Biles kazandıkları madalyalarla tarih yazarlarken, Feyisa Lilesa’nın hareketi hepsinin önüne geçti.

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları erkekler maratonda gümüş madalya kazanan Etiyopyalı atlet Feyisa Lilesa, finiş çizgisinde yaptığı hareketle dünya gündemine oturdu. Usain Bolt, Michael Phelps ve Simone Biles’ın isimlerini tarihe altın harflerle kazıdıkları Olimpiyat Oyunları’nın son gününe, Lilesa’nın protestosu damga vurdu.

Ülkesi Etiyopya’da yaşanan ölümler nedeniyle hükümeti protesto eden Etiyopyalı atlet, ellerini havada çapraz bir şekilde birleştirerek tepkisini ortaya koydu. Yarışın tamamlanmasının ardından basın mensuplarına bu hareketi hakkında bilgi veren Lilesa, “Ülkem Etiyopya’da son zamanlarda devlet şiddetine maruz kalan Oromo kabilesine dikkat çekmek için bu protestoyu gerçekleştirdim” dedi.

“HÜKÜMET BENİ ÖLDÜRECEK”

Başka bir ülkede yaşamak istediğini belirten Feyisa Lilesa şunları söyledi:

“Son dokuz ayda binden fazla insan öldürüldü. Diğerleri de vatana ihanetle suçlanıyor. Şu anda Oromo halkı için Etiyopya’da çok tehlikeli bir durum var. Eğer Etiyopya’ya dönersem, hükümet beni öldürecek. Öldürmezlerse, belki hapishaneye koyacaklar. Başka bir ülkeye taşınarak orada yaşamak istiyorum. Etiyopya hükümeti benim halkımı öldürüyor. Her yerde bunun karşısında duracağım, Oromo benim kabilem

emre_belozoglu

Kandırılan kandırılana!.. Futbolcu Emre Belözoğlu da kandırılmış. Evet, Medipol firmasıyla anlaşan Başakşehir’in kaptanı Emre Belözoğlu, geçmişte cemaate kurban bağışı ve öğrenci bursu verdiğini ancak 17-25 Aralık döneminden sonra tüm ilişkisini kestiğini açıkladı. ‘Kandırılmış’ Emre’nin halleri yüreğimizi burktu. Halbuki daha düne kadar aslan gibi kükrüyordu!

Yine de Emre Belözoğlu’nun açıklamasını aynen yayınlıyoruz:

“Öncelikle, 15 Temmuz 2016 Cuma günü gerçekleştirilmek istenen ve ülkemizin birlik-beraberliğine kastederek, 240 masum insanımızı şehit eden, binlerce insanımızı da yaralayan hain darbe girişimini ve bu alçak girişimin arkasında bulunan Fetullahçı Terör Örgütü’nü lanetliyorum. Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

“ŞAHSIMA YAPILAN YORUMLARI KINIYORUM”

Bu alçak girişimin hemen ardından başkanımız Göksel Gümüşdağ, yöneticilerimiz, hocalarım ve tüm takım arkadaşlarımla birlikte, Türk bayraklarımızı alarak, Başakşehir ve Kısıklı’da tutulan demokrasi nöbetlerine katıldık. Her iki yerde de mikrofonu alarak, halkımızın ve kameraların önünde bu alçak darbe girişimini lanetlememe rağmen, bazı basın organlarında şahsıma yönelik “sustuğum ve konuşmam gerektiği” şeklindeki art niyetli yorumları kınıyor ve kesinlikle kabul etmiyorum.

“BU HAİN ÖRGÜTLE HİÇBİR BAĞIM YOK”

Yurt içi ve yurt dışında kurmuş olduğu okullarda hain emellerini gizleyerek, yabancı çocuklara bayrağımızı sallatarak, İstiklal Marşımızı okutarak, milletimizin büyük çoğunluğunun gözünü boyamış ve siyaset-sanat-spor-medya gibi her kesimin ilgisini çekmiş bu hain örgüt ile o çocukları gördüğümde yaşadığım duygular haricinde hiçbir bağ ve ilişkim olmadığını belirtmek isterim.

“GİZLEMEDİM, GİZLEMİYORUM…”

Hayatım boyunca birçok yardım kuruluşu, dernek, vakıf ve şahıslara olduğu gibi, eline milletimizin kanı bulaşmış FETÖ’ye de, gerçek yüzlerinin ortaya çıkmadığı o günlerde, Allah rızası için, Türk kültürünü yaşattığı ve ülkemize hizmet ettiğini düşündüğüm için kurban ile öğrenci bursu verdiğimi hiçbir zaman gizlemedim, şimdi de gizlemiyorum.

Ne var ki, bu sinsi yapının bir hizmet değil, terör örgütü olduğunun açığa çıktığı 17-25 Aralık döneminden sonra, bu yapıya zerre kadar gönül bağım kalmamış, 1 kuruş da maddi desteğim olmamıştır. Ben ve ailem geçmişte ve gelecekte her daim bu ülkenin, devletimizin, devlet büyüklerimizin, bayrağımızın, manevi değerlerimizin yanında olduk, bundan sonra da öyle olacağız.”

hali_saha2

Kadıköy’de bir halı saha… Daha 3 Temmuz 2011 şike bombası patlamamış… Ergenekon davalarının ünlü savcıları sahada… Kenarda Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım var… Çubuklu formayı giymiş Galatasaray Üyesi, Ergenekon ve şike davalarının ünlü savcısı Zekeriya Öz de sahada! Öz askerlikten yırtmıştı halbuki, ‘Sportif faaliyetlerden sonra şiddetli nefes darlığı’ çektiği için askerlik görevinden muaf tutulmuştu. Çok acayip ilişkiler, çok acayip maçlar oluyordu!..

Şike soruşturmasını, Ergenekon davası ile adını duyuran ve şimdi kaçak olan Savcı Zekeriya Öz başlattı. Dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Öz’ün ardından daha önce Balyoz soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e devredildi. İki isim de formalarını giymişler ve sahaya çıkmışlar.

Ve bu isimler dışında İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen ve bir dönem Ergenekon davalarına bakan Özel Yetkili Savcı Cihan Kansız da fotoğraflarda Fenerbahçe formasıyla top koşturuyor! Aziz Yıldırım da fotoğraflarda savcılara ‘taktik’ veriyor! Bu fotoğraflar zamanında Yurt Gazetesi’nde yayınlanmıştı…

RAPORLU ZEKERİYA KOŞUYOR!..

Ergenekon sanıklarından Ergun Poyraz’ın savcı Zekeriya Öz’e açtığı tazminat davasının 17 Şubat 2010’daki duruşmasında, Ankara 14’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, avukat Hüseyin Buzoğlu’nun talebini kabul ederek Zekeriya Öz’ün askerlik kayıtlarının Milli Savunma Bakanlığı’ndan istenmesine karar vermişti.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan gönderilen belgeye göre savcı Öz, asker olduğunda 1.74 boyunda 114,5 kilo ağırlığındaydı.

OBEZ ZEKERİYA FORVET OYNADI!

Askerliğinin 10’uncu gününde yani 12 Ağustos 1999’da nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleri ile Kütahya Hava Hastanesi’ne gönderildi. 2000 yılı Mayıs ayı içerisinde aynı sebepten peş peşe çıktığı üçüncü hava değişiminin ardından tekrar sağlık kurulunun karşısına çıkan savcı Zekeriya Öz’e, 7 uzman doktorun onayı ile, “Eksojen obezite” tanısı ile askerliğe elverişli olmadığı raporu verildi.

İşte aynı Öz aradan geçen yıllar ve artan kilolarına rağmen maça çıkıyordu. O sahada neler yaşandı, sonrasında olaylar nasıl gelişti, Aziz Yıldırım anlatırsa anlayacağız. Kim kimden ne istedi? Aziz Yıldırım bu enseye tokat hallerden nasıl şike sanığına dönüştü, bilmemiz için her şeyin gün ışığına çıkması lazım. Biz fotoğrafları ortaya koyalım, gerisini açıklamak onlara düşsün… Haydi, anlat bakalım Aziz Yıldırım!..

İŞTE O FOTOĞRAFLAR:

hali_saha1

hali_saha2

hali_saha3

umit_karan

Erman Toroğlu’yla girdiği tartışma ile (Haberin sonunda videosu mevcut) bir anda Türkiye spor medyasında bomba gibi patlayan eski futbolcu Ümit Karan, açıklamalarına devam ediyor. A Haber’e konuşan Galatasaraylı eski futbolcu Ümit Karan, Türkiye’de 14 yıl süren futbolculuk serüveninde şahit olduğu karanlık ilişkileri anlattı. İşte Ümit Karan’ın açıklamaları:

* Şu an herkes konuşmaya başladı, onları tebrik ediyorum. Ancak ben 2003 yılında konuşmaya başlamıştım. Ben bu FETÖ denen yapıyla 20 yıldır mücadele ediyorum, siz iki aydır konuşuyorsunuz. Ben hiçbir zaman biat etmedim onlara, hep çağırdılar toplantılarına, gitmedim.

* Şu gerçeği dile getirmemiz şart: Futbolda çok güçlüler! Bir takımda oynamak istiyorsun ama sen onlarla değilsen seni bir şekilde kadro dışı bıraktırıyorlar. Bu sadece Galatasaray’da değil başka takımlarda da var. Özellikle gözlerden uzak olan 2 ve 3.Lig’de çok etkili ve güçlüler. Bu ligler medyada pek yer almadığı için onlar orada düzenlerini rahat kurmuşlar. Hocaları, menajerleriyle tam anlamıyla bir örgüt gibi hareket ediyorlar.

* Avrupa’da bir sezonda hiç maç oynamayan futbolcu sezon bitimi transfer yapabilir mi? Elbette yapamaz ama FETÖ’cüler sayesinde Türkiye’de hemen transfer yapanlar var. Ben bunu 2003’ten beri söylüyorum. O zaman bir röportajımda “Hakan Şükür Galatasaray’a abilik yapmak için dönmüş ama böyle abilik olmaz. TV’ye çıkıp beni eleştiriyor. Derdi varsa yüzüme söylesin! Mondragon’u da taraftarla karşı karşıya getiren odur” demiştim, geldiğimiz nokta ortada.

* Basın gücü onlarda, maddi güç onlarda. O zamanki takım arkadaşlarıma sorabilirsiniz. İstedikleri onların toplantılarına katılmamdı, gidince para isteyeceklerdi. Ne gittim ne kuruş verdim. Bedelini de ödedim.

* Sorun sadece benimle Hakan Şükür arasında yaşananlar değil. Bizim birçok takımda bu yaşanıyor, sana pas vermezler. Milli Takıma gitmeme bile engel oldular. Nasıl gideceksin ki, onlardan 20 futbolcu var orada. Gitsen pas vermezler, önünü keserler. Bu sadece Galatasaray’da değil bir çok kulüpte vardı.

* Olay Galatasaray konusu değil. Tüm kulüplerde FETÖ yapısı vardı. Türk futbolunun başı neresi, federasyon… Oraya da hakimlerdi. Cezalara bakıp bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Ceza kuruluna sevkiniz olur ama herkese farklı cezalar çıkar.

Ümit Karan’ın Erman Toroğlu ile girdiği tartışmayı izlemek için:

rızakayaalp

riza-kayaalp-twitOlimpiyatlarda grekoromen güreşte 130 kiloda altın madalya için mindere çıkan Rıza Kayaalp, Kübalı Lopez’den hem güreş, hem insaniyet dersi aldı. Rıza’yı oldukça üstün bir güreşle 6-0 yenen Kübalı Lopez, altın madalyayı kazanırken, madalya töreni sırasında Rıza’yı ve bronz madalyada kalan Azeri ve Rus rakiplerini birincilik basamağına davet ederek onlara jest yaptı.

Milli güreşci Rıza Kayaalp, Haziran ayaklanması sırasında Gezi Parkı direnişçilerine “Ermenilere bıraktınız meydanı, Allah belanızı versin eylemci çapulcuları” diye hitap eden bir twit atmış ve büyük tepki görmüştü. Ayrıca, “Sizin yaptıgınız eylemi s…. Vatan hayinleri”, “ermenistan halkı kutlama yapıyormuş taksimi işgal ettik türkiyeye rahatça hakaret edebiliyoruz diye, yazıklar olsun bunlara destek çıkanlara” gibi saçma sapan mesajlar da yazan Kayaalp’ın “Aslında orada polis olmayı çok isterdim” mesajı dikkat çekmişti.

Milli sporcu mesajlarının tepki çekmesi ve haber olması üzerine tüm mesajlarını profil sayfasından silmiş, buna rağmen uluslararası güreş federasyonu FILA Rıza’ya ırkçı söylemleri nedeniyle altı ay müsabakalardan men cezası vermişti.

fethullah_gs

Galatasaraylı yönetici ve futbolcuların, takım halinde, Fethullah Gülen’in dizi dibinde toplaştıkları ve ‘onlara özel’ vaazını dinledikleri görüntüler ortaya çıktı!.. Meğerse Fethullah Galatasaray’a çok önceleri kancayı atmış!..

Görüntülerde, Fethullah’ın taht gibi bir koltukta ve yüksekte oturduğu, Galatasaray’ın ise kafile halinde sıkış tepiş Fethullah’ın dizi dibinde toplaştıkları görülüyor. Görüntülerde Hakan Ünsal, Arif Erdem, Okan Buruk, Uğur Tütüneker, Mert Korkmaz ilk elde dikkati çekenler. Yöneticilerin kameranın bulunduğu tarafta oldukları öne sürülüyor. Bu görüntüler, Şekip Mosturoğlu’nun iddialarının uzun yıllar evveline dayandığını gösteriyor. İşte Fethullah Gülen ve Galatasaray camiası: